Yazan: Fahri Sarrafoğlu 

Tacettin Bey, emekli olunca her Cuma, Üsküdar’dan kalkar mutlaka Avrupa yakasında padişahların yaptırdığı camilerden birinde Cuma namazını kılardı. Böylece hem ecdada hayır dua eder hem de emekli olduğu için yıllar önce görmediği gezmediği camileri gezerdi. İşte bu Cuma namazı içinde öyle yapmıştı. Niyet etmiş Nuri Osmaniye Camiinde namaz kılacaktı. Camiye erken geldi, üst kata çıktı ve caminin her tarafını tam güzel bir görecek şekilde sırtını da duvara dayayarak birinci safta yer buldu kendisine.  Hem vaaz dinliyor hem de camiye hayran hayran bakıyordu. “Ne güzel bir camii ne güzel bir sanat eseri” diyordu. Yaptıranlara, emeği geçenlere dua etti. Biraz sonra  ezan okundu, Cuma namazı başladı. Hutbe ve ardından kılınan Cuma namazından sonra Tacettin Bey, selam verdikten sonra birden ayağa kalktı ve pencerenin kenarından ayakkabısını alarak dışarı çıkmak için hareket etti. Sünneti kılmak için hazırlananlar Tacettin Bey’in ayağı kalkıp çıkmasından rahatsız olmuşlardı. Ve başladılar konuşmaya:
-Olur mu ya hem gel ön safa dur hem de çık.
-Madem çıkacaksın niye ön safa geçiyorsun bak bu kadar kişiyi rahatsızlık veriyorsun.
-Olmaz ki ama, hem ön safa duruyor hem de sünneti kılmadan çıkıyor..
Halbuki kimse bilmiyor ki Tacettin Bey, niye çıkıyor…..

fft99_mf6558583

Tacettin Bey, hiç cevap vermedi daha doğrusu veremedi çünkü onun acil dışarı çıkması gerekiyordu. Dışarı çıktı alel acele… Aradan bir müddet geçti. Cuma namazı kıldığı camiye tekrar geldi yine üst kata çıktı. Cemaat tespih çekiyordu. O da kalan sünneti kıldı ve namazı bittikten sonra az önce arkasından kızanlar, ya da homurdanlar, mırın kırın edenlere döndü ve şu açıklamayı yaptı:

“Değerli kardeşler ben Erenköy’den geliyorum. Öğleyi kılmak için buraya niyet ettim. Namazımı her hafta bir Padişah camisinde kılar. O cami ile ilgiyi bilgiyi alır sonra ikindi namazına kadar geri Erenköy’e geri dönerim. Fakat tam farza başladık. Bağırsaklarım ciddi şekilde rahatsızlık verdi. Namazı zor kıldım. Sanırım bir şey dokundu. Onun için sizlere rahatsızlık verdim. Hakkınızı helal edin…”
Cemaat ise biraz utandı. Gerçek sebebi bilmeden adamı boşuna suçlamışlardı. Üstelik adamın arkasından konuşmuşlar “gıybet” de yapmışlardı. Aman Allah’ım ibadet edelim derken, ne kadar da kusur etmişlerdi. Asıl Tacettin Bey’in onları affetmesi gerekiyordu. Allah’a şükür ki geri geldi ve helalleştiler. Özür dilediler. Ya özür dilemeselerdi. Hem gıybet etmiş olacaklar hem de iftira ….

KISACA: Hucurat/ 12: Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Hümeze/ 1: Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!

Not: Yukarıdaki olay aynen gerçekleşmiş olup isimler farklıdır. 

2 thoughts on “Madem erken çıkacaksın niye ön safa geçtin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website