Bir gün, Nasreddin Hoca’nın yıllardır birlikte olduğu, emektar eşeği ölür. Hoca, sadık dostunun kaybına dayanamaz; yüreği buruk, içi sızı doludur. Başına siyah bir sarık sarar, mahzun mahzun evine kapanır ve eşeği için yas tutmaya başlar.
Bu hâli gören komşularından biri dayanamayıp Hoca’ya çıkışır:
“Hey Hoca! Olur şey değil! İnsan eşeğe mi yas tutar? Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey?”
Hoca, derin bir iç çekip, gözlerinde yitip giden anıların ışıltısıyla cevap verir:
“Niye tutmayayım evlat? O, benim yoldaşımdı. Beni yıllarca sırtında taşıdı. Dağ tepe demedi, çamur çukur dinlemedi. Sıkıntıda, dertte hep yanımda oldu. Can yoldaşımdı o.”
Adam, inadından vazgeçmez, “Ama Hocam,” der, “ne kadar sadık olursa olsun, bu bir eşek. Eşeğe yas tutulmaz işte!”
Bunun üzerine Hoca, o meşhur inceliği ve nüktesiyle başını hafifçe kaldırıp adama şöyle bir bakar ve:
“Haklısın evlat,” der. “Senin gibi kadir kıymet bilmez bir eşeğe elbette yas tutulmaz.”
Hayırlı günler
Fahri Sarrafoğlu
www.hakikatevi.net
Ne guzel cevap vermiş allah razi olsun
Kiymet bilmemiz lazim