MASKELERİMİZİN FARKINDA MIYIZ?
Kişinin kendi maskesini fark etmesi, o maskeye neden ihtiyaç duyduğunu anlaması, bu maskeyi çıkarıp hatalarıyla birlikte var olabilmesi; kendini yeniden inşa etmesinin ilk adımıdır.
İfade edilmeyen, bastırılan suçluluk duyguları insanın kendisinden uzaklaşmasına ve “popüler” yani yapay bir kişilik inşa etmesine yol açar. Zamanla kişi bu sahte kimliğe öylesine alışır ki, gerçek “ben”ine tamamen yabancılaşır.
Bu iki benlik birbirinin tam zıddıdır.
Sahte ben; dürüst, ahlaklı, mümin, adaletli gibi görünen bir vitrindir.
Bastırılan gerçek ben ise, tam tersine suçluluk duyguları, korkular ve karanlıklarla doludur.
Bu nedenle bir insan hangi yönünü aşırı parlatıp öne çıkarıyorsa, bilin ki bastırdığı benliği onun tam tersidir.
Meselâ; kendini aşırı “tarikat ehli”, “çok takva”, “çok temiz” gösteren biri, içten içe kendini çok günahkâr gören bir benliği bastırıyor olabilir.
Sonuçta şu hakikat değişmez:
Sahte kişiliğinle Allah’ı kandıramazsın kardeşim.
Huzura, mahşere, hesaba neyse o hâlinle çıkacaksın.
HAYIRLI SABAHLAR DEĞERLİ KARDEŞLERİM
Fahri Sarrafoğlu kardeşiniz
www.hakikatevi.net