Kuru Ağaçtan Düdük Çıkmaz
Anadolu’nun pek çok köyünde söğüt dalından düdük yapmak köklü bir gelenektir. Özellikle ilkbaharda, ne çok ince ne de çok kalın olan taze dallardan yapılır bu düdükler. Çünkü düdük ancak dal henüz yaşken, kabuğu kolayca soyulabildiğinde yapılabilir. Dal kurumuşsa artık o iş geçmiş demektir; ne kadar uğraşırsanız uğraşın ses çıkmaz.
İşte bu sebeptendir ki büyüklerimiz, vakti geçmiş ve sonuçsuz kalan çabalara işaret etmek için şöyle buyururlar:
“Kuru ağaçtan düdük çıkmaz.”
DEMİR TAVINDA DÖVÜLÜR
Bu hikmetli söz, her işin bir vakti ve şartları olduğunu bize hatırlatır. Annem hep ne derdi, akıl başa geldi ömür gitti, tandır tava geldi hamur bitti. Yaşadığımız dünya içerisinde her nerede bulunuyorsak bulunduğumuz coğrafya içerisinde en iyisini en güzelini yapmaya çalışmalıyız. Kuran’da diyor ki: Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever. (Bakara 195)
Nitekim Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
📖 “Her işin bir vakti vardır.” (Talâk Suresi, 3)
📖 “Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer Suresi, 54/49)
📖 “O, her şeyi yaratmış ve ona bir ölçü (kader) takdir etmiştir.” (Furkan Suresi, 25/2)
📖 “Güneş ve ay bir hesap (ölçü) iledir.” (Rahman Suresi, 55/5)
Peygamber Efendimiz (s.a.v) de bir Hadis-i Şerif’lerinde zamanın ve fırsatların kıymetini şu nebevi sözlerle öğütler:
“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin:
1. İhtiyarlık gelmeden gençliğin,
2. Hastalık gelmeden sağlığın,
3. Fakirlik gelmeden zenginliğin,
4. Meşguliyet gelmeden boş vaktin,
5. Ölüm gelmeden hayatın.”*
*(Hâkim, el-Müstedrek, 4/306)*
Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri ise şu ibretamiz ikazda bulunur:
“Gidenleri görmüyor musun? Yerin altına girmeyecek misin? Hakk’ın huzuruna varmayacak mısın? Ey gaflet içindeki nefsim, ne olur haline! Vakit geçmeden aklını başına al… Acele et! Ölüm ötesine hazırlan, kendini kurtar, kurtar!”
Kısaca, nasıl vakti gelmeyince çiçek açmazsa vakti geçince de yapılan işin bir değeri olmaz.
