Köroğlu ve Çoban
Bir gün Köroğlu dağlardan inmiş, bir çobanın sürüsüne rastlamış. Çobana yaklaşmış,
— “Hele bana şu sürüden bir koyun ver,” demiş.
Çoban dönüp bakmış, karşısındaki yiğidin kim olduğunu bilmezmiş.
— “Hadi oradan!” demiş, “Koyun moyun yok! Git işine!”
Köroğlu gülümsemiş, ses etmeden uzaklaşmış. Az sonra kendi adamlarını çağırmış:
— “Gidin o çobana deyin ki: Köroğlu ağamızın selamı var, bir koyun ister.”
Adamlar gidip aynen böyle söylemişler. Çoban bu sözleri duyunca yerinden fırlamış:
— “Ooo! Köroğlu ağamızın selamı mı var? Ve Aleyküm Selam Başımızın üstüne! Sürünün hepsi onun! Hangisini isterse alsın!” demiş.
Sonra da eklemiş:
— “Az önce bir adam geldi, ben Köroğlu’yum dedi, bir koyun istedi. Dedim ki kendi koyun ister mi hiç? Hadi istedi diyelim, bir tane mi ister? Ben anladım o Köroğlu değildi! Köroğlu cömerttir, yiğittir, kendine bir koyun istemez, verir!”
Bu Hikâyeden Ne Anlamalıyız
Gerçek yiğitlik, adıyla değil özüyle belli olur.
Bakara Suresi, 177. Ayet
“Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitap’a ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen onu akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyenlere ve kölelere verenlerin; namazı kılan, zekâtı verenlerin; söz verdiklerinde sözlerinde duranların; sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenlerin davranışlarıdır. İşte bunlar doğru olanlardır, işte takvâ sahipleri bunlardır.”
(Bakara, 2/177)
Burda Köroğlu kendini test eder
Bir guc ile imza ile gelmenin onemini görüyorum
Allahin selami ile başladigimiz İşlerde tum kapilarin acilacagi gibi