Geçmişteki Çocuğu Affetmek
Şimdi yaşadıkların yüzünden kendini, o suçlu ve öfkeli çocuğu bağışlama zamanı. Bak kardeşim, hayat ya tekâmül eder ya da insan farkındalıksız yaşarsa azaba, iç sıkıntısına ve manevi bir cehenneme dönüşür. Farkına varmak, bilinçte olmak ve kendine verdiğin zararı gidermek için bağışlamak Hak kapısının anahtarıdır. O günlerde yaptıklarının hata olduğunu bugün biliyorsun. O zamanlar nefsinin tutsağı, henüz kendisi olamamış bir çocuktun. Şimdi ise nefsini bilen, hakkı tanıyan birisin. Kendini bağışla; çünkü bu hâl hem şükürdür hem hamd.
Farkındalık ve Yüzleşme Yolundasın
İnsanoğlu eğer Allah’a giden yoldaysa , hakikati arayan biriyse değerli kardeşim. Bu yolun temeli farkındalık, yüzleşme ve kabulleniştir. Kişi kendinin gölgesini görmedikçe hakikate adım atamaz.
İdeallerinle Kıyaslamayı Bırak
İnsanlar neden üzülür değerli kardeşlerim? Neden üzülüyorsun biliyor musun? Çünkü kafanda “iyi” diye bir ideal var; kendini gerçekle değil, o idealle kıyaslıyorsun. Oysa vahdet yolunda “iyi–kötü” ikiliği yoktur; her şey birliğe aittir.
Her Şey Kutsaldır
Eskiden insanlar bizim, senin, onun hazlarımız için bir araç gibiydi. Ama şimdi biliyorsun ki her şey, her insan en az senin kadar kutsal ve değerlidir. Çünkü Yaratan yani Rabbimiz aynıdır. Sonsuzluğun sırrı da burada: Yaradan ancak tekilden tüme giden bir idrak sürecinde hissedilir.
Benlik Uyumunun Dönüşümü
Bu sonsuzluk bilincinde insan oğlunun nefsimizin uyum sorunları hep olacaktır. Fakat artık o sorunlar eskisi kadar ağır anlamlar taşımaz; zamanla bir folklora , tıpkı bir oyuna dönüşürler.
Taşlar Yerine Oturuyor
Eğer bu yazdıklarımı buraya kadar okuduysan tebrik et kendini, artık taşları yerine oturtmaya başladın. Bunun farkındasın. Çözüm çok yakın.
Sonuç Arayışı Bir Yanılsamadır
Hakk’a yolculukta kesin bir “son” yoktur. Bu, sonu olmayan bir süreçtir. İnsan aklı gereği hep neden–sonuç ilişkisi arar ve bir “reçete” peşine düşer. Oysa bu da bir yanılsamadır.
Reçete Aramak Neden?
Neden reçete arıyoruz ki? Bu, bir kuraldan çıkıp başka bir kurala girmekten ibarettir. Eninde sonunda her şey dengeye ulaşır. Biz sadece niyet edelim; bu yeter.
Egoyu Hakka Teslim Etmek
Bu hâl, egonun hâlâ güçlü olduğunu gösterir. Egon henüz Hakk’a teslim olmadı. Egonu İbrahim as ’in teslimiyeti gibi Hakk’a kurban etmelisin. Hak senden onu gerçekten almaz; sadece teslimiyetini görmek ister. Bu yüzden düşünme; düşünce geldiğinde bırak gelsin ve geçsin.
Pişmanlık Yok
Pişmanlık yok; çünkü o zaman farkında değildin. Farkında olup yaparsan o zaman mesele değişir.
Yapman Gereken Tek Şey: Farkında Olmak
Bazen hiçbir şey yapmamak gerekir. En büyük eylem farkında olmaktır.
Hak Diliyle Yaşamak
Bundan sonra hak diliyle yaşayacağız, hâl diliyle konuşacağız. Sevgiyle ve vahdet bilinciyle temas edeceğiz. Hepsi bu.
Yazıyı buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim…
Fahri Sarrafoğlu kardeşiniz.
www.sarrafoglu.com
Haza min fadli rabbi
ALLAH razi olsun abi
Hâzâ mın fadzli RABBÎ
Çok teşekkür ederim