İNSANLAR ASTROLOJİ VE MEDİTASYONA NEDEN YÖNELİYOR?
20’li yaşlardaki gençler de 50’li yaşlardakiler de aynı oranda ilgi gösteriyor. Kişilik özelliklerinin hiçbir etkisi yok. Peki spiritüel akımlara yönelmenin asıl sebebi ne?
Haber: Fahri Sarrafoğlu (Manevi Gelişim Uzmanı)
İstanbul – Son yıllarda astroloji, yoga, meditasyon ve reiki gibi spiritüel akımlara ilgi giderek artıyor. Peki bu akımlara yönelen insanların ortak özellikleri var mı? “Astrolojiye inananlar daha nevrotiktir”, “Meditasyon yapanlar içe dönüktür” gibi söylemler ne kadar doğru? İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, tüm bu sorulara yanıt verdi ve birçok kalıp yargıyı yıktı.
ARAŞTIRMA NEYİ ORTAYA KOYDU?
Türkiye’nin dört bir yanında 18 yaş üstü 527 kişiyle anket yapıldı. Katılımcılara astroloji, falcılık, büyü, yoga, meditasyon, reiki gibi spiritüel pratiklerle ilgilenip ilgilenmedikleri soruldu. Ardından kişilik testleri uygulandı ve sonuçlar karşılaştırıldı.
“YAŞIMIZ ARTTIKÇA ASTROLOJİYE İLGİ ARTIYOR MU?
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, yaş faktörüyle ilgili çıktı. 18-27 yaş arası gençlerle, 48 yaş üstü orta yaşlılar arasında spiritüel pratiklere ilgi açısından hiçbir fark bulunamadı. Yani “Astroloji genç işi” veya “Orta yaş krizi” gibi söylemler havada kaldı.
KADINLAR DAHA FAZLA İLGİLENİYOR AMA…
Kadınların erkeklerden daha fazla spiritüel pratiklerle ilgilendiği görüldü. Ancak bu fark bilimsel olarak anlamlı bulunmadı. Yani kadınlar biraz daha fazla ilgileniyor gibi görünse de, aslında aradaki fark “tesadüf” sayılabilecek kadar küçük.
OKUYUP OKUMAMAK HİÇ FARK ETMİYOR
Araştırmaya katılanların yüzde 58’i lisansüstü eğitimli (yani yüksek lisans veya doktora mezunu). Bu kadar yüksek eğitimli bir grupta bile spiritüel pratiklere ilgi gösterenlerin oranı yüzde 19 çıktı. Daha az eğitimlilerde de oran aynı. Yani eğitim seviyesi arttıkça spiritüel inançlar azalıyor tezi de çürüdü.
EVLİLİK DEĞİL, YALNIZLIK ETKİLİ
Evli olanlarla bekarlar arasında da anlamlı bir fark bulunamadı. Bekarlar biraz daha fazla ilgili görünse de, bu fark bilimsel olarak anlamlı değil.
ASIL FARKI ŞEHİR HAYATI YARATIYOR
İşte araştırmanın en önemli bulgusu burada: Metropol ve şehir merkezlerinde yaşayanlar, kasaba ve köylerde yaşayanlara göre spiritüel pratiklere çok daha fazla ilgi gösteriyor.
Bilimsel veriyle konuşalım: Şehirde yaşayanların spiritüel pratiklere ilgi düzeyi ortalama 57.6 iken, köy ve kasabada yaşayanlarda bu rakam 44.7’ye düşüyor. Aradaki fark bilimsel olarak da anlamlı.
GELİR DURUMU ÖNEMLİ DEĞİL
Zengin, orta halli veya dar gelirli olmak, spiritüel pratiklere ilgiyi etkilemiyor. Her gelir grubundan insan benzer oranlarda ilgi gösteriyor.
DİNDARLAR DA İLGİLENİYOR!
Araştırmanın belki de en ilginç sonucu: Katılımcıların yüzde 95’i kendini “dindar” olarak tanımlıyor. Ama dindar olanlarla olmayanlar arasında spiritüel pratiklere ilgi açısından hiçbir fark yok. Yani bir insan hem namaz kılıp oruç tutabilir, hem de astrolojiye bakıp meditasyon yapabilir. Araştırmacılar bunu “çelişki değil, modern insanın farklı ihtiyaçları” olarak yorumluyor.
KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİN HİÇBİR ETKİSİ YOK!
Sıra geldi en önemli soruya: Kişilik özellikleri spiritüel pratiklere ilgiyi etkiliyor mu? Psikolojide “Beş Faktör Kişilik Modeli” denen bir sistem var. Buna göre insanlar şu 5 özellik açısından değerlendiriliyor:
Dışadönüklük (Sosyal, konuşkan vs. içe kapanık, sessiz)
Yumuşakbaşlılık (Uyumlu, işbirlikçi vs. rekabetçi, şüpheci)
Özdenetimlilik (Düzenli, sorumlu vs. dağınık, plansız)
Nörotiklik (Kaygılı, stresli vs. sakin, duygusal olarak dengeli)
Deneyime Açıklık (Yeniliklere meraklı, yaratıcı vs. geleneksel, değişime kapalı)
Araştırmacılar, bu 5 özelliğin her biriyle spiritüel pratiklere ilgi arasında ilişki olup olmadığını test etti. Sonuç: HİÇBİRİYLE İLİŞKİ YOK!
Yani:
Dışadönük veya içe kapanık olmanız,
Uyumlu veya rekabetçi olmanız,
Düzenli veya dağınık olmanız,
Kaygılı veya sakin olmanız,
Yeniliklere açık veya kapalı olmanız
Spiritüel pratiklere ilgi gösterme ihtimalinizi etkilemiyor!
BİLİM İNSANLARI NE DİYOR?
Araştırmayı yürüten ekip, bu sonuçları şöyle yorumluyor:
“Spiritüel inançlara yönelim, ‘nasıl bir insan olduğunla’ (kişilik özelliklerinle) değil, ‘nerede yaşadığın ve hangi sosyal çevrede bulunduğunla’ ilgilidir. Yani astrolojiye ilgi duyanlar ‘daha duygusal’ veya ‘daha nevrotik’ oldukları için değil; meditasyon yapanlar ‘içe dönük’ oldukları için değil; tamamen içinde bulundukları sosyal ve kültürel ortam, şehir hayatının getirdiği ihtiyaçlar ve kişisel deneyimleri nedeniyle bu pratiklere yönelmektedirler.”
ŞEHİR HAYATI BİZİ SPİRİTÜEL PRATİKLERE İTİYOR OLABİLİR Mİ?
Araştırmacılar, büyük şehirde yaşayanların daha fazla spiritüel pratiklere yönelmesini şöyle açıklıyor:
Şehir hayatı beraberinde yalnızlaşma, yabancılaşma ve yoğun stres getiriyor. İnsanlar kalabalık içinde yalnız kalıyor. Anlam arayışı artıyor. İşte tam da bu noktada yoga, meditasyon, astroloji gibi pratikler bir “nefes alma alanı” sunuyor. Köy ve kasabalarda ise geleneksel sosyal bağlar daha güçlü olduğu için böyle bir ihtiyaç daha az hissediliyor.
BU ARAŞTIRMA NE İŞE YARAR?
Araştırmanın sonuçları, özellikle şu alanlarda çalışanlara ışık tutuyor:
Psikologlar için: Danışanlarınızın spiritüel pratiklere yönelmesini “kişilik bozukluğu” veya “nevroz” olarak yorumlamayın. Bu, normal ve yaygın bir arayıştır.
Din eğitimcileri için: İnsanlar dindar oldukları halde spiritüel pratiklere yönelebiliyor. Bu, dini eğitimin yetersizliğinden değil, modern insanın farklı ihtiyaçlarından kaynaklanıyor.
Sosyologlar için: Spiritüel yönelim, bireysel psikolojiden çok, şehirleşme, yalnızlaşma ve modernitenin getirdiği sorunlarla ilişkili.
Gençler için: Astrolojiye, meditasyona veya yogaya ilgi duymanız sizi “farklı” veya “uç” biri yapmaz. Türkiye’de her 5 kişiden 1’i sizinle aynı ilgi alanlarına sahip.
KAYNAK: Geng Karabulut, B. (2025). Spiritüel İnançlar ve Kişilik Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı. İstanbul