Her insan dünyaya bir görev ve anlam üzere gelir. Ruhun amacı; gerçekte kim olduğunu hatırlamak, bunu ifade etmek, deneyimlemek ve tamamlamaktır. Bu yolculuk bir ispat değil, bir idrak sürecidir.

KORKU VE SUÇLULUK: NEFSİN DAR ALANI

İnsanın en büyük düşmanı korku ve suçluluk duygusudur. Korkuyu bıraktığınızda, korku da sizi kendi hâlinize bırakır. Suçluluktan özgürleştiğinizde ise suçluluk sizi terk eder. Bu özgürlük dışarıdan değil, içeriden başlar. Önce bir karar verirsiniz. Sadece kendiniz hakkındaki düşüncenizi ve ne hissetmeyi seçeceğinizi değiştirirsiniz.

Kur’an bu içsel dönüşümü şöyle ifade eder:
“Bir kişi kendinde olanı değiştirmedikçe Allah onun durumunu değiştirmez.” (Ra‘d, 13/11)

İLERLEME YOLU: CEZA DEĞİL FARKINDALIK

Allah, ödediğiniz bedellerle değil; kat ettiğiniz yol ve ilerlemenizle ilgilenir. Bu yürüdüğüm yol bir gelişim yoludur; cehenneme çıkan bir yol değildir. Buradaki hedef ceza ya da ödül değil, farkındalıktır. Allah bizden geri dönmemizi değil, yeniden ve derinlemesine anlamamızı ister.

SUÇLULUKTAN ÖZGÜRLÜĞE: YÜRÜYEBİLMEK

Suçluluk duygusundan kurtulduğumuzda hayat yolunda ilerleyebiliriz. Yeni anlamlar, yeni imkânlar ve yeni hayatlar inşa edebiliriz. Böylece önce kendimizle dost oluruz; ardından Allah ile kurduğumuz bağ derinleşir. Çünkü hakiki yolculuk, insanın kendisiyle barıştığı yerde başlar.

TASAVVUFÎ BAKIŞ: SEYR U SÜLÛK

Tasavvufta bu yolculuk “seyr u sülûk” olarak adlandırılır. İnsan, korku ve suçlulukla nefsin dar alanında sıkışır; farkındalıkla kalbin ufku genişler. Suçluluk, nefsin kendini merkeze almasının bir gölgesidir; hakikatte kul, yükünü Allah’a teslim ettiğinde hafifler. Korkunun çözülmesi, tevekkülün başlamasıdır. Tevekkül; pasif bir bekleyiş değil, kalbin Allah’a yaslanarak yürümesidir. Kul kendini affettikçe Rahmet’e daha açık hâle gelir. Çünkü tasavvufta asıl dönüş, geçmişe değil; hakikate yöneliştir.

PSİKOLOJİK YORUM

Psikolojik açıdan bakıldığında korku ve suçluluk, bireyin içselleştirilmiş yargılarla kurduğu benlik algısından beslenir. Bu duygular, kişinin kendini sürekli tehdit altında hissetmesine ve gelişimden kaçınmasına neden olur. Ancak farkındalıkla alınan bilinçli bir karar, zihinsel şemaların (kişinin kendisi ve dünya hakkında oluşturduğu temel inanç kalıpları) dönüşmesini sağlar. Suçluluk azaldıkça öz-şefkat artar; öz-şefkat arttıkça kişi öğrenmeye, denemeye ve ilerlemeye daha açık hâle gelir. Böylece ruhsal gelişim, psikolojik sağlamlıkla desteklenmiş olur.

Fahri Sarrafoğlu-www.hakikatevi.net

2 thoughts on “İNSANIN YOLCULUĞU: KORKUDAN FARKINDALIĞA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website