Rivayet olunur ki…
Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’u fethettikten sonra Ayasofya’da ilk cuma namazı kılınacağı zaman hutbeye bizzat kendisi çıkar. Namazı ise büyük âlim ve mürşid olan hocası Akşemseddin Hazretleri kıldırır.

Ancak namaz esnasında Akşemseddin Hazretleri, Fâtiha Sûresi’ni okurken ilk iki seferde “Elhamdü lillahi Rabbil Âlemin” (Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun) demesi gerekirken, bilerek ve açıkça “Elhamdü lillahi Rabbü’l-Müslimîn” (Sadece Müslümanların Rabbi olan Allah’a hamdolsun) der. Bu ifadeyi iki kez tekrarlar. Üçüncü okumada ise doğru şekliyle, “Elhamdü lillahi Rabbil Âlemin” der ve sureyi tamamlar.

Namaz sonrası Fatih Sultan Mehmed, hocasının bu bilinçli değişikliğinin ardındaki hikmeti sorar. Akşemseddin Hazretleri şu hikmetli cevabı verir:

“.. Allah Teâlâ sadece Müslümanların değil, bütün âlemlerin Rabbidir. O, bütün kullarını kuşatan sonsuz bir rahmet sahibidir.
Sen de artık yalnızca Müslümanların değil, bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin padişahısın. Herkese adaletle, merhametle hükmetmen gerekir.

İşte bu anlayış, tevhid inancının ve İslam ahlâkının evrenselliğini gösterir. Mümin, sadece kendisi gibi olanı değil, bütün mahlûkâtı rahmet ve adaletle kucaklar.
AYETLERLE HERKESİ KUCAKLAMA AHLAKI

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.”
(Enbiyâ Suresi, 107)

Bu ayet, Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in yalnız Müslümanlara değil, tüm insanlığa hatta bütün yaratılmışlara bir rahmet elçisi olarak gönderildiğini vurgular. O hâlde ümmeti olarak bizler de O’nun rahmetini taşıyan insanlar olmalıyız.

Bir başka ayette:

“Kim bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur; kim de bir canı kurtarırsa, sanki bütün insanları kurtarmış gibi olur.”
(Maide Suresi, 32)

Burada açıkça görülmektedir ki, can kıymeti, inanç farkı gözetmeden yücedir.

Bugün dünyanın farklı yerlerinde yaşanan acılar hepimizin kalbini yakmalı.

  • Pençe Kilit Bölgesi’nde şehit olan askerlerimiz için
    SOMA’da vefat eden kardeşlerimiz için yandığımız gibi,
    Malezya uçağında ölen 240 kişi için de,
    Gazze’de her gün şehit olan onlarca kardeşlerimiz için de,
    Güney Kore’de batan gemide hayatını kaybeden yüzlerce insan için de üzülmeliyiz.

Çünkü insanlık ortak paydamızdır. Din, ırk, coğrafya fark etmeksizin, ölen her can, bir annenin evladıdır, bir insan yüreğidir.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri ne güzel söyler:

“Yaratılanı sev, Yaradan’dan ötürü.”

Ve Yunus Emre der ki:

“Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim.”

“Allah’ım! Rahmetini bizden esirgeme. Kalbimizi daraltma. Bizi yalnız kendimize değil, bütün mahlûkâta faydalı kullar eyle. Âmin.”

Kaynak: https://www.malumatfurus.org/aksemsettinin-fatihe-mektubu/

One thought on “HERKESİ KUCAKLAYABİLMEK

  1. Vicdanimiz sizliyor o acilar oldukca elimizden hic bisey gelmemesi daha cok uzuyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website