Merhaba dostlar,

Dün bir dostum şöyle dedi:
“Fahri abi, neden sürekli ‘Bir, sıfırdan iyidir’ deyip duruyorsun? Olur mu öyle şey? Bir, niye sıfırdan iyi olsun ki? Senin imkânın var, dükkân açmışsın, akşama kadar beklemişsin, bir müşteri gelmiş; sonra da ‘Bir, sıfırdan iyidir’ diyorsun. Böyle olmaz. Daha çok çalışman, elindeki imkânları değerlendirmen lazım, değil mi?”

Evet, ticari mantıkla bakıldığında söyledikleri çok doğru. Eğer sürekli “Bir, sıfırdan iyidir” deyip azla yetinilirse, bir süre sonra dükkân kapanır, gidilir. Haklısın…

Ama maneviyat yolu bir ticarethane değildir.
Allah, kullarını yaratırken hiçbir zaman ticari bir mantıkla bakmadı, skor hesabı yapmadı. Eğer öyle olsaydı, bugüne kadar gelip geçen 100 milyar insanın içinde ortaya çıkan “iyi insan” sayısı çok az olurdu. Kaynaklara göre 124 bin ya da 200 bin peygamber gönderildiği söyleniyor. Madem iyi insan çıkmıyor, neden gönderdi? Neden hâlâ bizi iyi insan olmaya teşvik ediyor?

Çünkü maneviyatta skor yoktur.
Bir, sıfırdan iyidir.
100 milyar insan içinden bir iyi insan çıkması bile, sonsuzluk içinde kıymetlidir.

Bir başka dostum da şöyle dedi:
“Fahri abi, Yunus Emre’nin vefatının üzerinden 700 yıl geçti. Neden bir daha Yunus Emre gibi biri çıkmadı?”

Ben de dedim ki:
“Çıkmadı mı sanıyorsun? Aziz Sancar kendi alanında bir Yunus Emre’dir. Neşet Ertaş, Âşık Veysel, Necip Fazıl… Bunlar da öyle. Binlerce yazarımız, sanatçımız, mimarımız var. Her biri, kendi alanında bir Yunus Emre’dir.”

Kendi alanımızda en iyisi olmak zorunda değiliz, ama iyi olmak için gayret edebiliriz.
Bize düşen de budur.

Ve Rabbimiz buyuruyor:

“Kim zerre kadar hayır işlerse, onu görür.”
(Zilzal Sûresi, 7. Ayet)

Her çabanın, her iyiliğin bir değeri vardır. Maneviyatta küçük diye bir şey yoktur; samimiyetle yapılan her şey sonsuzluğa dokunur.

2 thoughts on “BİR(1) SIFIRDAN(0) İYİ MİDİR?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website