🌊 HER AN AKIŞTA OLMAK 🌊
“Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar.”
(Kur’ân-ı Kerîm – Müddessir Suresi, 1-2. Ayetler)
Göle bir taş attığınızda, su bulanır. Halkalar oluşur, daire daire dağılır; çünkü göl durgundur, bekleyendir. Oysa bir dereye taş atıldığında, su yalnızca anlık bir kıpırtı yaşar; sonra berraklaşır ve akmaya devam eder. Çünkü dere canlıdır, hareketlidir, hayatın içindedir.
Bu benzetmeden çıkarılacak derin bir hakikat vardır: Hayatın içinde kalmak, her an uyanık olmak, farkındalıkla akmaktır.
Zihin de su gibidir. Eğer durursa, bulanır. Durağan bir zihinde kırgınlıklar birikir, saplantılar kök salmaya başlar. Düşünce akar olmalı ki, iç dünya da berrak kalabilsin.
Her an “akışta” olun; çünkü akmayan su kokar, çürür. Zihinsel ve ruhsal hareket, insanı diri tutar.
Hareket, bir tür arınmadır. Fiziksel ya da manevi anlamda akışta kalan insan, küçük sarsıntıları büyütmeden geçip gider. Tıpkı suyun önüne çıkan taşı aşması gibi, engel karşısında katılaşmadan esneyerek ilerlemeyi öğrenir.
Unutmayın: Esnek olan kırılmaz. Hayatın darbeleri karşısında eğilmek zayıflık değil, bilgeliktir. Su da, en sert kayaları aşındırır çünkü direnişle değil, süreklilikle hareket eder.
Durgun bir su, en ufak bir taşta bulanır; hareketsiz bir zihin, en küçük olayda sarsılır.
Ama akış, berraklıktır. Hareket, diriliktir. Esneklik, dayanıklılıktır.
Hayat bazen fırtınalı, bazen durgun bir nehir gibidir. Ama hangi halde olursa olsun: Akmayı bırakmayın.
Çünkü yaşam, sadece akanlara yol verir.
Fahri Sarrafoğlu
www.hakikatevi.net