BİR KOMİSER GELDİ

(Radyo Tiyatrosu – Toplumsal Vicdanın Sorgulandığı Bir Dram)

DİNLEMEK İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ:
https://www.youtube.com/watch?app=desktop&v=dSECop8wzsc

YAZAR VE ESER HAKKINDA

Bir Komiser Geldi” (İngilizce özgün adıyla An Inspector Calls), İngiliz oyun yazarı J.B. Priestley tarafından 1945 yılında kaleme alınmış etkileyici bir tiyatro eseridir. II. Dünya Savaşı sonrası yazılan bu eser, toplumun sınıfsal yapısını, ahlaki çöküşünü ve bireysel sorumluluk duygusunu sorgulayan çarpıcı bir dramdır. Priestley’nin sosyalist fikirlerinin izlerini taşıyan eser, özellikle burjuva değerlerine yönelik eleştirisiyle dikkat çeker.

Türkçeye İrfan Şahînbaş tarafından çevrilen ve Zihni Küçümen’in radyo formatına uyarladığı bu eser, Türkiye’de de büyük ilgi görmüştür. Oyunun TRT repertuvarına girerek radyo tiyatrosu formatında yayınlanması, Türk sanat hayatında önemli bir yer edinmesini sağlamıştır.

KONU ÖZETİ

Oyun, 1912 yılında İngiltere’de zengin bir ailenin evinde geçer. Bay Birling ailesi, kızlarının bir iş adamı ile nişanını kutlarken, kapı çalar ve içeriye bir komiser girer: Komiser Goole. Gelen haber sarsıcıdır: Genç bir kadın intihar etmiştir. Komiser, bu ölümle evdeki herkesin bir şekilde ilişkili olduğunu ortaya koyar.

Her bir birey, bu genç kadının hayatındaki bir dönüm noktasında yer almış; kimi işten çıkarmış, kimi duygusal olarak yıpratmış, kimi umutsuzluğa sürüklemiştir. Oyunun sonunda ise izleyiciye ahlaki bir soru bırakılır: Sadece yasal değil, ahlaki sorumluluklarımız da var mıdır?

RADYO TİYATROSU UYGULAMASI

Oyuncu Kadrosu:
Radyo tiyatrosu versiyonunda Türkiye’nin usta tiyatro oyuncuları yer alır:

  • Müfit Kiper
    Fuat İşan
    Nedret Güvenç
    Suna Pekuysal
    İsmet Ay
    Hüseyin Kemal

Bu değerli sanatçılar, ses performanslarıyla eseri yalnızca kulakta değil, zihinde de canlandırmayı başarmışlardır. Özellikle Suna Pekuysal ve Nedret Güvenç’in karakterlere kattığı derinlik, dinleyicilerde güçlü duygular uyandırır.

TEMALAR VE MANEVİ YORUM

Eser; kibir, sınıf ayrımı, empati eksikliği, bireysel bencillik ve toplumsal sorumluluk gibi kavramları ele alır. Radyo tiyatrosu formatında bu temalar daha da vurucu hâle gelir.

Bu bağlamda Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetlerle bu temalar arasında bağ kurulabilir:

“Her kim zerre kadar hayır işlerse onu görür. Her kim de zerre kadar şer işlerse onu görür.”
(Zilzal Suresi, 7-8)

Bu ayet, bireyin yaptığı her davranışın —küçük ya da büyük— sorumluluğunu taşıyacağını vurgular. Tıpkı eserdeki karakterlerin, geçmişte küçük gibi görünen eylemlerinin genç kadının hayatında büyük yıkımlara yol açması gibi…

“İyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun.”
(Âl-i İmrân Suresi, 104)

Ayet, toplumsal sorumluluğun sadece bireysel bir tercih değil, bir görev olduğunu gösterir. “Bir Komiser Geldi”de karakterlerin bu sorumluluktan kaçmaları, eserin trajedisini oluşturur.

NEDEN ÖNEMLİ?

“Bir Komiser Geldi”, sadece bir suçun çözümüne odaklanan bir dedektif hikâyesi değildir. Asıl suç; ilgisizlik, bencillik ve ahlaki körlüktür. Her bireyin kendi iç muhasebesini yapması gereken bu eser, radyo tiyatrosu formatında dahi çarpıcılığından bir şey kaybetmemektedir.

Adalet ve Öfke 
Günlük hayatımızda konuştuklarımız, davranışlarımız ve etrafımızdaki insanalar ne kadar çok dikkat ediyoruz? Çoğu zaman öfkemize yenik düşüyoruz yada kontrolsüz davranarak etrafımızdaki insanları kırıyor , incitiyor ve bunu hiç düşünmeden yapıyoruz haklıyız deyip vicdanımızı susturuyoruz.
Fabrika sahibi işçiler protesto yaptı haklarını aradı diye onların bazılarını işten çıkardı.
Öfkesine yenik düştü ama kendince haklıydı
 Kur’an i kerim de öfkeyle ilgili ayette
O takvâ sahipleri, bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcar, öfkelerini yutar ve insanların kusurlarını affederler. Allah da böyle iyilik ve ihsân sahiplerini sever.
Al-i İmran Suresi 134. Ayet 
 
ÖFKE insanın ruhuna zarar verir. Mantıklı düşünmesini engeller nefsi besler.
Bir atasözü derki
Öfkeyle kalkan zararla oturur.
  Bazen o kadar öfkeleniriz sinirden adaleti unutur, Allah ‘in hoşuna gitmeyecek karar veririz verdiğimiz zararlari asla düşünmeyiz.
VİCDAN 
Vicdan insanın aynasıdır. En mutlu olduğumuz gün vicdan dile gelir, kişiyi kendisiyle yüzleştirir. Vicdan adaletlidir. Vicdanı anca nefis susturmak ister , insana kendini günahsız mükemmel göstermeye çalışır. Fakat insan aynaya bakınca kendiyle yuzlesince pişmanlıkları , yöntem eksiklikleri ve adaletsiz bir şekilde insanlara evrene verdiği zararlari görür.
Vicdanlarının sesini dinlediklerinde aralarında: “Asıl zâlim olan İbrâhim değil, bu âciz putlara tapan biziz!” diye itirafta bulundular.
Enbiya suresi 64. Ayet 
 
Vicdanları bunların Allah’tan olduğuna tam kanaat getirdiği halde, bile bile yanlışta ısrar etmeleri ve boş bir büyüklenme ile onları inkâr ettiler. Ama neticede, işi gücü bozgunculuk olan o gürûhun âkibeti nasıl oldu, bir bak!
Neml Suresi 14. Ayet


2 thoughts on “VİCDANIZIN ÜSTÜNDEKİ ÖRTÜYÜ AÇACAK BİR RADYA TİYATROSU

  1. Her eylemimizin nelere sebeb olabilecegini bilemeyiz evrensel yaşamayı 8milyar insanı gozetmemiz lazim anca o zaman tam iman etmiş oluruz

  2. Burda iki konu var
    Yasal & ahlakı
    Herşey yasall olarak yapabiliriz ama ahlaken doğrumudur?

    Gözümüze basit ama herhangi bir canlı icin tehlikeli olabilir.

    Empathi ye değiyor konu.
    Bir kelime bir hareket ile cocuklarimizi birseylerden sogutabilriiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website