SORAN DAĞLAR AŞMIŞ, SORMAYAN DÜZ YOLDA ŞAŞMIŞ !
İSTİŞARE (ORTAK AKIL)
Şûrâ Ne Demektir?
“Şûrâ” (شور) kelimesi Arapçada “balı peteğinden çıkarıp almak, özünü ortaya çıkarmak” anlamındaki *ş-v-r* kökünden gelir.
Dikkat ederseniz, bal tek bir arının ürünü değildir; binlerce arının ortak emeğiyle oluşur. İnsanlar da kovandaki balı çıkarırken onun en faydalı kısmını alırlar. Kur’an-ı Kerim işte bu kelimeyi özellikle seçmiştir. Çünkü bir meselede doğru sonuca ulaşmak, tek bir kişinin düşüncesine bağlı kalmak değil; bilgi ve tecrübeleri bir araya getirerek işin en doğru ve en faydalı sonucunu ortaya çıkarmaktır.
Şûrâ, fikirlerin yarışması değil; hakikatin ortaya çıkması için yapılan ortak çalışmadır.
Kur’an Ne Söylüyor?
Allah Teâlâ, Peygamberimize şöyle buyurur:
“…İş konusunda onlarla istişare et…” (Âl-i İmrân 3/159)
Bir başka ayette ise müminlerin en önemli özelliklerinden biri şöyle anlatılır:
“Onların işleri aralarında şûrâ iledir.” (Şûrâ 42/38)
Dikkat edilirse ayetlerde “arada bir danışırlar” denmiyor. “İşleri şûrâ iledir” buyuruluyor. Yani istişare, sadece zor zamanlarda başvurulan bir yöntem değil; müminlerin hayat tarzıdır.
Şûrâ; seçim kazanmak, çoğunluğun dediğini yapmak veya herkesin fikrine uymak demek değildir. Şûrâ; Allah’ın hakkında kesin hüküm bildirmediği konularda, bilgi sahibi insanların delillerini ortaya koyarak en doğru sonuca ulaşma çabasıdır. Çünkü Allah, vahiy ile belirlediği hükümleri insanların oylamasına bırakmamıştır.
Namazın farz olup olmadığı, faizin haram olup olmadığı, adaletin gerekli olup olmadığı gibi konular istişarenin konusu değildir. Bunlar Allah’ın hükümleridir. Ancak okul yönetimi, aile planlaması, eğitim yöntemi, teknoloji kullanımı, şehircilik, ekonomi, bilim, sosyal projeler ve insanların ortak işleri gibi alanlarda en doğru çözüm; bilgili insanların ortak aklıyla bulunur. İşte şûrâ bunun adıdır.
Şûrâ, “çoğunluk ne diyorsa o doğrudur” demek değildir. Şûrâ, “delili en güçlü olan görüş hangisidir?” sorusunun cevabını birlikte aramaktır.
Bugün Bize Ne Söylüyor?
Bugün sosyal medyada herkes konuşuyor. Peki, herkes aynı zamanda dinliyor mu? Kur’an’ın öğrettiği şûrâ kültürü sadece konuşmayı değil, dinlemeyi de öğretir.
Olgun insan;
-
Fikrini söyler,
-
Başkasını dikkatle dinler,
-
Delili değerlendirir,
-
Doğruyu kim söylemişse onu kabul eder.
Çünkü amaç haklı çıkmak değil, hakka ulaşmaktır.
Özetle: İstişare; “Ben bilirim.” anlayışından, “Birlikte düşünelim, en doğrusunu bulalım.” anlayışına geçmektir. Kur’an’ın inşa etmek istediği toplum da tam olarak böyle bir toplumdur.