Nefsin Hileleri ve Manevi Uyanış

Değerli dostlarım, merhaba.

Eski zamanlarda bir bakkal dükkanına dadanan bir fare varmış. Bakkal sahibi, farenin dükkanda olduğunu ve ufak ufak bir şeyler aşırdığını bildiği hâlde ses etmez, hoşgörüyle karşılarmış. Fakat bir gün fare, işi büyütüp bakkalın ana kesesini çalmaya kalkışmış.
İşte o zaman bakkal sahibi takibe başlamış; farenin yuvasını darmadağın etmiş ve fareyi de kedinin önüne atmış.

Hikâyeden Alacağımız Ders

Sevgili kardeşlerim, nefis de tıpkı bu hikâyedeki fare gibidir. Günlük hayatımızda farkında olarak ya da olmayarak bizden ufak tefek şeyleri çalar, götürür. Bizler bunu fark etmediğimizi sanırız veya önemsemeyiz. Fakat gün gelir, nefis gözünü en değerli varlığımıza—yani imanımıza ve manevi değerlerimize—dikmeye kalkışır.

Eğer “Nispeten bakkal beni görmüyor, kimse fark etmiyor” düşüncesine kapılırsak, durum son derece tehlikeli bir hal alır. Unutmayalım ki Rabbimiz her anımızı ve kalbimizden geçenleri bilir.

İşte tam bu noktada, nefsin en sinsi oyunlarından biri devreye girer: Küçük görünen başlangıçlar, büyük zaman ve değer kayıplarına dönüşür. Mesela “Telefonu 5 dakikalığına açtım, 2 saat sonra kendime geldim” cümlesi, pek çok gencin dilinden düşmez.

Oysa fare de bakkaldan önce sadece kırıntı alıyordu; sonra ana keseye göz dikti. Nefis, büyük hatalardan önce küçük ertelemelerle, küçük vazgeçişlerle başlar. Bu yüzden liseli yıllar, nefsin en kurnaz davrandığı dönemlerden biridir. Çünkü kimlik otururken, nefis de kendine bir taht kurmak ister.

Peki, bu fark edilmez mi? Elbette edilir. Ama nefis, “Kimse görmüyor ya” dedirterek insanı yanıltır. Arkadaş ortamında yapılan bir dedikodu, sınıfta kimsenin görmediği bir kopya çekme girişimi, sosyal medyada takma adla yazılan bir yorum… Hepsi aynı tuzağın parçasıdır. Oysa ayette “Biz insana şah damarından daha yakınız” buyrulur. Yani mesele, başkalarının görmesi değil; görenin kim olduğunu hatırlamaktır.

 Ders çalışırken “çalışkan görünme” telaşı, ibadet ederken “takdir edilme” arzusu, nefsin fark edilmeyen oyunlarıdır. Ve nefis, sorgulanmayı hiç sevmez. Sorgulandığında geri çekilir.

İşte bu yüzden gün içinde üç kere durup kendine şu soruyu sormak çok işe yarar: “Şu an yaptığım şey, beni gerçekten istediğim yere götürüyor mu, yoksa sadece bugünü kurtarıyor mu?” Bu soru, fareyi yuvasında yakalamak gibidir. Nefsi başıboş bırakmamak, onu ilim ve takva ile eğitmek ancak böyle mümkün olur.

İlgili Ayet-i Kerimeler

Metnin mesajını pekiştiren ve nefis terbiyesinin önemini vurgulayan ilahi mesajlar:

“Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan alıkoyan kimseye gelince, şüphesiz onun varacağı yer cennettir.”
(Nâziât Suresi, 40-41)

“Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu günahlarla kirleten ise ziyana uğramıştır.”
(Şems Suresi, 9-10)

“Biz insana şah damarından daha yakınız.”
(Kaf Suresi, 16)

Sonuç

Bizler de yaşantımızda son derece dikkatli olmak zorundayız. Eğitimimize, özellikle de manevi gelişimimize ve ruhsal terbiyemize büyük önem vermeliyiz. Nefsimizi başıboş bırakmamalı, onu ilim ve takva ile eğitmeliyiz.

Rabbim bizleri nefsimizin ve şerrin hilelerinden muhafaza eylesin. Allah’a emanet olun.

4 thoughts on “BAKKAL DÜKKANINA DADANAN FARE…

  1. Biz hicmi kucuk hatalar yapamayız?
    -> biz Müslümanız

    Ama hicmi kopya çekemeyiz? Bu bir ilahi adalettir hayatin entrikasina girmektir. Sınav bukadar zor olmasaymış?

    Çocuğu sınav sadece sınav dir eğitim yoktur. Beyni veren rabbim beynin hakkına girmiyormuyuz?

    Burda anladığım. Küçük küçük hatalari engelle ki büyük olmasın.

    Burda bize mukemmelliyetcilik ettiketi veriyorlar
    Mukemmel olmak zorunda mıyız

    Icimden geleni yazdim

    • Selamünaleyküm kıymetli Hocam
      Bu konu bulgurun içindeki görünmeyen taşları ayıklamak gibi açıklamazsak bir tencere pilâvı dökmek zorunda kalabiliriz
      Hürmetlerimle
      Mustafa Gürel
      Hayırlı Cuma’lar

  2. Manesef seküler eğitim toplumun hayat üzerinin ifsad etti. ASİLHAYAT AHIRET HAYATİ. ail hayat DÜNYA oldu. Hemde sadece kendi dünyan. Sizin bu çabanızı keşke diyanet te yapsa. Yanı AYET VE HADISLERI GÜNCELLEME. bu güncelleme devrim değil değiştirme asla değil tam da sizin uygulamanız emekleriniz abi olmasın dua eder dua bekleriz

    • Ali Bey keşke Diyanet de yapsa demiştsniz fakat Diyanet de elinden geleni yapıyor.Diyanet TV’yi ve diyanetin yayınladığı dergi kitapları takip edebilirsiniz
      Çarşamba günleri saat 21.00’de yayınlanan dini gündem programını takip edebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website