Dr. Jack McKee, Amerika’nın prestijli hastanelerinden birinde çalışan, maddi durumu oldukça iyi, mesleğinde başarılı bir kalp cerrahıdır. Fakat mesafeli, soğuk ve kibirli bir hekimdir. Hastalarıyla duygusal bağ kurmaz; işi teknik bir “operasyondan ibarettir onun için.
Ancak bir gün kendisine gırtlak kanseri teşhisi konur. İşte bu noktadan sonra Jack, artık bir doktor değil, bir “hasta”dır. Sistemle, doktorlarla, beklemelerle, umursamazlıklarla karşılaşınca; yıllardır kendi hastalarına nasıl davrandığını adeta kendi üzerinde yaşamaya başlar.
Bu tecrübe onun sadece hastalıkla değil, vicdanıyla da yüzleşmesine neden olur. Jack, zamanla kendini, ailesini, mesleğini ve insanlara bakışını sorgulamaya başlar. Film, onu önce acıtan, sonra dönüştüren bu süreci son derece etkileyici şekilde aktarır.
GENEL BİLGİLER
-
Yönetmen: Randa Haines
Senaryo: Robert Caswell, Ed Rosenbaum’ın gerçek yaşam öyküsünden uyarlanmıştır (kitabı: A Taste of My Own Medicine).
Başrol: William Hurt (Jack McKee rolünde), Christine Lahti, Elizabeth Perkins
Tür: Dram
Yapım Yılı: 1991
Süre: 122 dakikaALTINI ÇİZECEĞİNİZ DİYALOGLAR & REPLİKLER
-
Jack McKee (kendine konuşurken):
“Ben bir doktorum. Bu işi her zaman kontrol edebilirdim. Ama şimdi… kontrol bende değil.” -
Jack McKee (hastanede başka bir hastayla konuşurken):
“Doktorlar hep başkalarının hastalığıyla ilgilenir. Kendi hastalıklarına gelince, ne yapacaklarını bilemezler.” -
June (kanser hastası genç kadın):
“Senin gibi insanlara güvenmek istiyoruz ama siz bizi sadece vaka olarak görüyorsunuz.” -
Jack McKee:
“O kadar uzun süre diğer tarafa baktım ki, ne acı hissettim ne de utanç. Ama şimdi hissediyorum.”
Jack’in değişiminin simgesi olarak, stajyerlere söylediği:
“Bu hafta sonu hastaneye yatacaksınız. Gerçek bir hasta gibi muamele göreceksiniz. Çünkü bir hastayı anlamanın tek yolu… hasta olmaktır.”
Film, özellikle şu değerleri sorguluyor:
- Empati
İnsaniyet
Tevazu
Kontrolü bırakmak
Vicdanla yüzleşmek
Gerçek şifa nedir?
KUR’AN-I KERİM’DEN AYETLER IŞIĞINDA
-
“Biz insana bir zarar dokunduğunda bize dua eder; sonra ona bir nimet verdiğimizde sanki kendisine dokunan o sıkıntı hiç olmamış gibi geçip gider.”
(Yunus Suresi, 12. Ayet)
→ Jack’in kibirli hali, başına gelen hastalıkla dönüşmesi bu ayeti çağrıştırır. -
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel bir şekilde sav. O zaman görürsün ki seninle arasında düşmanlık bulunan kişi sanki sıcak bir dost oluvermiştir.”
(Fussilet Suresi, 34. Ayet)
→ Jack’in hastalara bakışı değişince insanlarla ilişkileri de iyileşir. -
“Ve Biz insana, ana babasına iyi davranmasını tavsiye ettik…”
(Lokman Suresi, 14. Ayet)
→ Ailesiyle ilgisizliği ve sonradan pişman oluşu, bu öğüdün önemini yansıtır. -
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülükle de, iyilikle de deniyoruz. Ve sonunda bize döndürüleceksiniz.”
(Enbiya Suresi, 35. Ayet)
→ Jack’in hastalıkla sınanması bu dünya imtihanını hatırlatır.
MANEVİ ÖNCÜLERİN DİLİNDEN
-
Mevlânâ Celâleddîn Rûmî:
“Kendini hasta görmeyen, hekime gitmez. Hekimi arayan dertlidir, dertli olan yola düşer.”
→ Jack’in dönüşümünün özü bu sözde saklıdır. -
Şems-i Tebrizî:
“İyileşmek istiyorsan önce hasta olduğunu kabul edeceksin. Kalp de böyledir.”
→ Jack’in kibirden tevazua inişi, bu içsel farkındalıkla başlar. -
Hz. Ali (r.a):
“İnsanların en cahili, başkalarının hatasından ders almayan kişidir.”
→ Jack’in önce kendi hatasından, sonra başkalarının hikâyesinden ders alması önemlidir.
KISACA: İNSANIN KENDİNİ TANIMASI AÇISINDNAN İZLEMENİZİ TAVSİYE EDERİM ..

- Empati
-