ALLAH’IN TAKDİR YETKİSİ

SORU 1:

Bir insanın ahiretteki sonu hakkında kesin hüküm verebilir miyiz? Çok günah işlemiş biri için bile umut kapısı açık mıdır?

SORU 2:

Allah’ın adaleti ile rahmeti arasında nasıl bir denge vardır? Bir insanın samimiyeti, yaptığı iyilikler ve güzel ahlakı Allah’ın rahmetine vesile olabilir mi?

Bu sorular, tarih boyunca insanların en çok düşündüğü konular arasında yer almıştır. Kur’an ise bu konuda hem insanın sorumluluğunu hem de Allah’ın mutlak hüküm sahibi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Hüküm Yetkisi Yalnız Allah’a Aittir

İnsanlar birbirlerini dış görünüşleriyle değerlendirir. Bir kimsenin davranışlarını görebiliriz; fakat onun kalbindeki niyeti, pişmanlığını, samimiyetini veya hayatının son anındaki durumunu bilemeyiz.

İşte bu nedenle Kur’an kesin bir ilke koyar:

“Hüküm yalnız Allah’ındır.” (Yusuf 12:40)

Son kararı verecek olan yalnızca Allah’tır. Hiç kimsenin, herhangi bir insan hakkında “Kesin cennetliktir.” veya “Kesin cehennemliktir.” deme yetkisi yoktur. Çünkü insanların bilmediğini Allah bilir.

Kur’an’ın ortaya koyduğu ölçü budur.

Takdir Ne Demektir?

Günlük hayatta “takdir” kelimesi çoğu zaman “kader” veya “sonradan verilen karar” anlamında kullanılmaktadır. Ancak Kur’an’da “takdir” kelimesi bundan daha kapsamlı bir anlam taşır.

Takdir; ölçü koymak, planlamak, belirlemek ve her şeyi belli bir düzen içerisinde yaratmak demektir.

Allah evreni rastgele değil, kusursuz bir ölçüyle yaratmıştır.

Her varlık,

her olay,

her yasa,

Allah’ın koyduğu ölçüler içerisinde işlemektedir.

Kur’an bu gerçeği şöyle bildirir:

“Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer 54:49)

Dolayısıyla Allah’ın takdiri, gelişigüzel veya keyfî karar vermek değildir. O, her şeyi hikmetle belirleyen ve hiçbir işinde ölçüsüz davranmayandır.

Allah’ın Yasaları Değişmez

Kur’an’da Allah’ın evrene koyduğu değişmez ilkelere Sünnetullah denilir.

Bu ilkelere göre insanlar yaptıklarından sorumludur.

İyilik yapan iyiliğinin,

kötülük yapan da kötülüğünün karşılığını görür.

Kur’an bu konuda şöyle buyurur:

“Allah’ın yasasında asla bir değişiklik bulamazsın.” (Fetih 48:23)

Bu nedenle Allah’ın rahmeti de adaleti de kendi koyduğu ölçüler içerisinde gerçekleşir.

Allah hiçbir zaman keyfî davranmaz.

Hiç kimseye haksızlık yapmaz.

Hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmaz.

Allah Kimseye Zerre Kadar Zulmetmez

Kur’an’ın en önemli ilkelerinden biri Allah’ın mutlak adaletidir.

Allah insanların yaptığı hiçbir iyiliği unutmaz.

En küçük bir iyilik bile karşılıksız kalmaz.

En küçük bir kötülük de hesaba katılır.

Kur’an şöyle buyurur:

“Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.” (Zilzâl 99:7-8)

Yine Kur’an’da şöyle denilmektedir:

“Allah zerre kadar haksızlık etmez.” (Nisâ 4:40)

Bu nedenle Allah’ın rahmeti, adaletini ortadan kaldırmaz; adaleti de rahmetine engel değildir.

Bağışlanma Kapısı Kimler İçin Açıktır?

Kur’an’a göre Allah, samimiyetle yönelen kullarını bağışlamayı sever.

İnsan ne kadar günah işlemiş olursa olsun, yaşadığı sürece tevbe etme imkânına sahiptir.

Ancak Kur’an’ın bildirdiği önemli bir uyarı vardır:

“Allah, Kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri dilediği kimseler için bağışlar.” (Nisâ 4:48)

Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur:

Kur’an bize ilkeyi bildirir.

Fakat herhangi bir kişinin gerçekten nasıl öldüğünü, kalbindeki inancı ve son hâlini yalnız Allah bilir.

Bu yüzden insanlar belirli kişiler hakkında kesin ahiret hükmü veremez.

Güzel Ahlak ve Salih Ameller Neden Önemlidir?

Kur’an’da kurtuluş yalnızca sözle ifade edilen bir inanca bağlanmamıştır.

İman, mutlaka salih amelle, yani doğru ve yararlı davranışlarla birlikte anılır.

Doğruluk,

dürüstlük,

adalet,

emanete sahip çıkmak,

kul hakkını gözetmek,

yardımlaşmak,

merhametli olmak,

insanlara faydalı olmak,

Kur’an’ın övdüğü salih ameller arasındadır.

Allah yapılan hiçbir iyiliği boşa çıkarmaz.

İnsanların önemsemediği küçük bir iyilik bile Allah katında değerli olabilir.

Çünkü gerçek değerlendirmeyi yapan yalnız O’dur.

Rahmetten Ümit Kesmek de Güvenip Gevşemek de Doğru Değildir

Kur’an mümine iki önemli denge öğretir.

Birincisi;

Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmemektir.

İkincisi ise;

“Nasıl olsa Allah affeder.” diyerek sorumluluklardan uzaklaşmamaktır.

Mümin;

iyilik yapmaya devam eder,

yanlışlarından dönmeye çalışır,

Allah’ın rahmetini umut eder,

aynı zamanda yaptıklarının hesabını vereceğini de unutmaz.

İşte Kur’an’ın önerdiği denge budur.

Sonuç

Kur’an’a göre son hüküm yalnız Allah’a aittir.

İnsanlar birbirlerinin gerçek durumunu bilemez.

Bu nedenle hiç kimse hakkında kesin olarak cennetlik veya cehennemlik hükmü verilemez.

Allah her şeyi ölçüyle yaratmış, insanlar için adalet esasına dayanan yasalar koymuştur.

Hiç kimseye haksızlık etmez.

En küçük iyiliği bile karşılıksız bırakmaz.

Rahmeti sonsuzdur; ancak bu rahmet, O’nun adaletinden bağımsız değildir.

İnsana düşen görev ise bellidir:

Kur’an’ın gösterdiği yolda yaşamak,

imanını salih amellerle desteklemek,

adaletten ayrılmamak,

iyilikten vazgeçmemek,

yanlış yaptığında tevbe ederek Allah’a yönelmektir.

Çünkü son sözü söyleyecek olan yalnızca Allah’tır.

MERAKLISINA NOT

  • Takdir, Kur’an’da çoğu zaman “ölçü koymak, belirlemek, planlamak” anlamında kullanılır. Bu nedenle “takdir” kelimesini sadece “kader” anlamına indirgemek doğru değildir.
  • Sünnetullah, Allah’ın evrene ve topluma koyduğu değişmez ilkelerdir. Sebep-sonuç ilişkisi de bu yasaların bir parçasıdır.
  • Kur’an’da Allah için “dilediğini yapar” ifadesi, keyfî davranmak anlamına gelmez. Allah bütün işlerini ilim, hikmet, adalet ve koyduğu ölçüler çerçevesinde gerçekleştirir.
  • Kur’an, insanların birbirlerini yargılamasını değil, önce kendi sorumluluklarını yerine getirmesini ister.
  • Kurtuluş, Kur’an’da sürekli iman ve salih amel birlikteliğiyle anlatılır. Güzel ahlak da salih amelin en önemli parçalarındandır.
  • Allah’ın rahmetinden ümit kesmek de, Allah’ın azabından tamamen emin olmak da Kur’an’ın önerdiği dengeye uygun değildir.

3 thoughts on “SON KARAR YALNIZCA ALLAH’INDIR

  1. Çok teşekkür ederiz abim, verdiğiniz bilgiler çok değerli ve kıymetli. Faydalanmamıza vesile olduğunuz için Rabbim sizden ebeden daimen razı olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website