Hangimiz kızmıyoruz ki….Ama aşağıdaki yazıyı bir okuyun isterseniz sonra yine beraber kızalım 😊
Öfke, bireyin algıladığı tehdit ya da adaletsizlik karşısında verdiği doğal bir tepki olsa da, kontrolsüz ve süreğen öfke zamanla psikolojik ve fizyolojik sağlığa ciddi zararlar verir. Modern psikoloji, bu tür yoğun ve bastırılmış duyguların kronik strese, hipertansiyona ve özellikle kalp-damar hastalıklarına zemin hazırladığını göstermektedir. Bu nedenle öfke, yalnızca bir duygu değil; zamanla psikosomatik rahatsızlıklara yol açan bir risk faktörüdür.
Öfke anında beden, “savaş ya da kaç tepkisi” (fight or flight response) verir. Bu durumda sempatik sinir sistemi aktive olur; kalp hızı artar, kaslar gerilir, tansiyon yükselir. Kısacası, beden sanki bir tehlikeyle fiziksel olarak savaşacakmış gibi alarma geçer. Ancak bu tepki sık ve uzun süreli yaşandığında, vücutta adeta gaz ve frene aynı anda basılmış gibi bir çelişki oluşur. Bu da kardiyovasküler sistem üzerinde ciddi baskılar yaratır.
Nitekim yapılan araştırmalar, kronik öfke yaşayan bireylerin biyolojik yaşlarının hızla ilerlediğini, hatta 10 yıl süren bu ruh haliyle 20 yıllık yaşlanma etkisi oluştuğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, insanın sadece fiziksel sağlığını değil, yaşam kalitesini ve ilişkilerini de olumsuz etkiler.
KUR’AN’DA ÖFKE KONTROLÜ
Kur’ân-ı Kerîm, insan psikolojisini derinlemesine anlayan ilahi bir hitaptır ve öfkenin kontrol altına alınmasını hem bireysel hem toplumsal barış için öğütler. Şu ayetler, bu konuda dikkat çekicidir:
“O takvâ sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah, iyilik yapanları sever.”
(Âl-i İmrân Suresi, 134)
“Kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür. Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükâfatı Allah’a aittir.”
(Şûrâ Suresi, 40)
Bu ayetlerde geçen “öfkesini yutmak” ifadesi, günümüz psikolojisindeki duygusal regülasyon (emotion regulation) kavramına benzer. Bu, kişinin yoğun duygularını bastırmadan, farkında olarak ve sağlıklı yollarla yönetmesini ifade eder.
KISACA:
Öfke, bastırılmadığında değil, fark edilip doğru şekilde yönetildiğinde zararsız hale gelir. Hem bilimsel araştırmalar hem de manevi eğitim sayesinde, insanın kendisiyle ve çevresiyle barış içinde yaşayabilmesi için öfkesini kontrol etmesini tavsiye eder.
Unutmayalım:
“Kim öfkesine hâkim olursa, Allah kıyamet günü onun ayıbını örter.”
(Hadis – Tirmizî, Birr, 74)
ÖNEMLİ NOT: KALP İLE İLGİLİ BİLGİLER DR.JORTAN PETERSON’dan alıntıdır.
https://www.youtube.com/shorts/cilhxjsV2h4
