Doğru soruyu soruyor muyuz?
Fahri Sarrafoğlu
www.hakikatevi.net
Soru Sormak Bilgiye Açılan Kapıdır
Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 39/9)
Bilgiye ulaşmanın en etkili yollarından biri soru sormaktır. Eskiden okulda bize “Yarın şu kadar soru hazırlayın” diye ödev verilirdi. Şimdi ise daha çok “Test çözün” deniliyor. Oysa test çözmek pasif öğrenmedir; soru üretmekse aktif ve derinleştirici bir öğrenme yoludur.
Peygamberler de Soru Sordu
Kur’an’da birçok peygamberin Rabbine soru sorduğunu görüyoruz. Bu, bilgelik yolculuğunda sorunun yerini ve değerini bize gösterir. Örnekler:
🔹 Hz. İbrahim:
“Ey Rabbim! Ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster.”
(Bakara, 2/260)
🔹 Hz. Zekeriya:
“Rabbim! Bana bir işaret ver.”
(Meryem Suresi, 19/10)
🔹 Hz. Nuh:
“Rabbim! Şüphesiz oğlum da benim ailemdendir…”
(Hûd, 11/45)
🔹 Hz. Zekeriyya (tekrar):
“Rabbim! Benim nasıl oğlum olabilir? Karım kısır, ben ise yaşlılığın son sınırındayım!”
(Meryem, 19/8)
Bu örnekler gösteriyor ki, soru sormak eksiklik değil, aksine iman ve anlayışın derinleşmesini isteyen bir yüreğin tavrıdır.
Psikolojide Soru Sormanın Yeri
Psikolojide, içgörü (insight) kazanmak çok önemlidir. Kişi kendini tanımaya sorularla başlar. İşte soru sormanın psikolojik katkıları:
✅ Bilinçaltındaki düşünceleri görünür kılar
✅ Farkındalık geliştirir
✅ Kalıplaşmış düşünceleri sorgulatır
✅ İyileşme sürecini başlatır
Bu yüzden çocuklarınıza soru sormayı öğretin; sadece cevap arayan değil, düşünen bireyler yetiştirin.
Tefekkür: Düşünerek Soru Sormak
Kur’an’da geçen şu ayet tefekkürün (derin düşünmenin) ve dolayısıyla soru sormanın önemini vurgular:
“Onlar ayakta dururken, otururken ve yanları üzere yatarken Allah’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler ve şöyle derler: Rabbimiz! Sen bunları boş yere yaratmadın…”
(Âl-i İmrân, 3/191)
🔹 Tefekkür, dış dünyaya bakarak iç dünyada sorular üretmektir. Merakla başlar ve derinleşerek bir ibadet hâline gelir.
Sorgulamak da Bir İbadettir
Kur’an, insanı hem düşünmeye hem de sorgulamaya çağırır:
“De ki: Size gökten ve yerden rızık veren kimdir? İşitme ve görme duyularına kim sahip kılıyor? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim idare ediyor?”
(Yunus, 10/31)
🔸 Bu ayet, soruların imanla nasıl iç içe geçtiğini gösterir.
🔸 Manevî gelişimde soru, sadece zihni değil, kalbi de uyarır.
“Bu yüzden soru sormaktan çekinmeyin; çünkü hakikate giden yol, merak eden ve düşünen kalplerden geçer.”
“Hakikati bulmak isteyenin en güçlü yol arkadaşı, doğru sorulardır.”

Soru sormaktan korkan bir nesil olduğumu düşünüyorum suan sorunların onemini anliyorum