İNSANA SAYGI
Bir taraf diğerine “gâvur” diyor, öteki karşısındakine “yobaz”… Biri “kâfir” diyor, öbürü “dinci”; biri “seküler” diyor, diğeri “geri kafalı”…
Kelimeler sertleştikçe insanlar birbirinden uzaklaşıyor. Aramıza görünmez duvarlar örülüyor. 
Oysa bir zamanlar dilimizde tolerans değil, hoşg
Peki daha sade, daha insani ve daha güçlü bir ortak noktada buluşsak?
SAYGI…
Aynı düşünmek zorunda değiliz. Aynı hayatı yaşamak, aynı şeye inanmak, aynı dünya görüşünü paylaşmak zorunda da değiliz. Ama birbirimizin insanlık onuruna saygı duymak zorundayız.
Belki de çocuklarımıza okul sıralarında yalnızca matematiği, tarihi, coğrafyayı değil; karşısındakinin yerine kendini koymayı, dinlemeyi, anlamaya çalışmayı, farklı düşünene hakaret etmeden konuşabilmeyi de öğretmeliyiz.
Bir çocuğa şu soruyu sormayı öğretebilsek:
“Bu söz bana söylenseydi ne hissederdim?”
Belki birçok kavganın daha başlamadan önüne geçebiliriz.
Çünkü toplum olmak, herkesin birbirine benzemesi değildir. Farklılıklarımızla yan yana yaşayabilme ahlakıdır. 
Ne “gâvur” diyerek insanı inancından dolayı aşağılamak ne de “yobaz” diyerek inananı küçümsemek… Ne “dinci” diyerek ötekileştirmek ne de “kâfir” diyerek insanları kolayca hükümlerin içine hapsetmek…
Belki yeniden öğrenmemiz gereken en temel ders şu:
Önce insanı dinle.
Anlamaya çalış.
Kendini onun yerine koy.
Katılmasan bile saygı duy.
Çünkü aynı fikirde olmak zorunda değiliz; ama aynı toplumda, aynı sokakta, aynı gökyüzünün altında birbirimizin hukukunu gözeterek yaşamak zorundayız.
Belki de geleceğin en önemli dersi yeni bir ders değil, unuttuğumuz eski bir erdemdir:
İNSANA SAYGI
Ve belki bütün bunları tek bir cümlede özetlemek mümkün:
EL VİCDANDA,
GÖZ İNSANDA,
GÖNÜL İSE EVRENİN SAHİBİ ALLAH’TA OLSUN…
Elimiz vicdanımızdan ayrılmasın ki kendimizi sorgulayabilelim; gözümüz insanda olsun ki birbirimizin hâlini görebilelim; gönlümüz Allah’ta olsun ki farklılıklarımızın üzerinde bizi buluşturan asıl hakikati unutmayalım. 
Çünkü insanı anlamadan toplumu, vicdanı dinlemeden insanı, yaratılanı sevmeden Yaradan’a olan sevgimizi tamamlamak kolay değildir.
Aynı olmak zorunda değiliz. Ama birbirimize saygı duymak zorundayız. 

Öncelikle bu saydı Allah’ın yaratıklarına karşıdır ego için değil. İlahi yasalara uymak, tatlı dil güzel yüzle evrensel olmak gerekiyor. Her toplum, her inanç ve insan karakteri evrene bir dokunuş bırakıyor. Bizlere ters gelen bir durum 2 sene doğru gelebilir.
Eğitimden önce yasak, günah, ayıp denen hurafeler, putlar, aile ve çevre kültürünün ne olduğunu anlamıyorduk. Eğitimlerle saygıyı öğrendik, bedeni değil ruha bakacağız. Her bildik zannettiğimiz de kesinlikle herkes için doğru değildir bu bir döngü.
İnsana saydı Allah sevgisi ve ona olan saygımızdır…