Merhaba.

Bugün tarih, 16 Temmuz 2026 ve Slovenya’nın başkenti Ljubljana’dayız. Şehrin en yüksek noktalarından biri olan kalenin tepesindeyiz. Fakat bugün size bu şehri anlatmayacağım. Bugün çok daha önemli bir kavram üzerinde birlikte düşüneceğiz: denklik, yani küfüv.

Denklik denildiğinde çoğu insanın aklına aynı yaş, aynı eğitim, aynı ekonomik durum, aynı karakter ya da aynı ilgi alanları gelir. Elbette bunların bir önemi vardır. Ancak Kur’an’ın ortaya koyduğu eş olma anlayışı, sadece bu ölçülerle sınırlı değildir.

Bir ayakkabıyı düşünün.

Sol ayağa ait olan ayakkabı da 44 numaradır, sağ ayağa ait olan da. Ölçüleri aynıdır ama biçimleri farklıdır. Çünkü biri sol ayağa, diğeri sağ ayağa göre tasarlanmıştır. Birbirlerinin yerine geçemezler. Fakat tam da bu farklılık sayesinde birlikte yürümeyi mümkün kılarlar.

İşte denklik de böyledir.

Evlilikte, dostlukta, ortaklıkta ya da yol arkadaşlığında asıl önemli olan; herkesin aynı karaktere, aynı geçmişe veya aynı imkânlara sahip olması değildir. Asıl mesele, aynı istikamete yürüyebilmektir.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Kendileriyle huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi (meveddet) ile merhamet koyması O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.”

(Rûm Suresi, 30/21)

Bu ayet bize, sağlıklı bir birlikteliğin temelinin dış benzerlikler değil; huzur, sevgi ve merhamet olduğunu gösterir.

Burada geçen meveddet, sadece duygusal bir sevgi değildir. Emek veren, bağlılık üreten, insanı iyiliğe yönelten ve ilişkiyi bilinçli bir şekilde ayakta tutan bir sevgiyi de ifade eder. Böyle bir sevgi, eşlerin birbirini yalnızca dünyada değil, iyilikte ve kullukta da desteklemesini sağlar.

Bu açıdan baktığımızda denklik; sadece dış görünüşte, maddi imkânlarda veya alışkanlıklarda değil, aynı niyete ve aynı istikamete yönelebilme iradesinde aranmalıdır.

İki insan aynı hakikatin peşindeyse, birbirini Allah’a yaklaştırıyorsa, farklılıkları ayrılık sebebi değil; birbirlerini tamamlayan bir zenginlik hâline gelir.

Bu yüzden kendimize şu soruyu sormalıyız:

Hayat arkadaşı seçerken gerçekten birlikte yürüyeceğimiz bir yol arkadaşı mı arıyoruz; yoksa insanların beğeneceği bir vitrin mi oluşturmaya çalışıyoruz?

Çünkü insanın ömrü bir yolculuktur.

Bu yolculukta önemli olan, yanınızdaki kişinin sizin kopyanız olması değildir. Önemli olan, sizinle aynı istikamete yürümeye niyet etmiş olmasıdır.

Farklılıklar yürümeye engel değildir. Yeter ki yön bir olsun.

İşte denklik de budur:

Denklik, aynı olmak değil; aynı istikamete yürüyebilmektir.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website