Değerli okurlarım, sizlere yine güzel bir kitaptan bahsetmek istiyorum.
Konusu: “Altın Beyinli Adam”, zenginlik, bilgelik ve mutluluğun gerçek kaynağı üzerine düşünsel bir hikâyedir. Alphonse Daudet bu kısa öyküsünde, para ve zekânın insan hayatındaki yerini sorgular; insanın değerinin servetiyle mi, yoksa kalbiyle mi ölçülmesi gerektiğini işler.
Hikâyede, altından bir beyne sahip olan bir adam anlatılır. Bu mucizevi özellik sayesinde ne zaman başını saçlarıyla birlikte çekse, avucuna altın düşer. Ancak bu yetenek zamanla bir lanete dönüşür. Adam, sevdiği kadını mutlu etmek ve lüks bir hayat sürmek için sürekli altın üretir. Beyninden koparıp sattığı her altın parçası, onu biraz daha ölüme yaklaştırır. Sonunda, tüm beynini tüketir ve acı içinde ölür.
“Bir varmış bir yokmuş, altın beyinli bir adam varmış. Evet, öyle madam, hem de som altından bir beyin.”
“Bu dünyada beyinlerini harcayarak yaşamaya mahkûm öyle zavallılar vardır ki, en küçük ihtiyaçlarını bile, özlerinin ve iliklerinin o halis altınıyla öderler. Bu, onların günlük ıstırabıdır.”
MANEVVİ OLARAK BU ESER BİZE NE DEMEK İSTİYOR ACABA?
Hikâyede anlatılan “Altın Beyinli Adam”, aklı ve ilmiyle dünyada çok şey başarmış ama kalbiyle bağ kuramamış, yani gönül ehli olamamıştır. Tasavvuf öğretisinde, sadece aklın değil kalbin saflaşması, nefsin arınması ve ilahi aşkın yaşanması esastır.
“Onların kalpleri vardır ama onunla anlamazlar. Gözleri vardır ama onunla görmezler. Kulakları vardır ama onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidir. Hatta daha da şaşkındırlar.”
— A’râf Suresi, 179. Ayet
Kitap sim: ALTIN BEYİNLİ ADAM | ALPHONSE DAUDET bu kitabı 8.5 dakika da dinleyebilirsiniz.
(Seslendiren: Nisan Kumru) İşte linki: https://www.youtube.com/watch?v=-NRY5sGPnd0&list=RDCMUCssRQaxLJy-iCHJ9E5JFr4g&start_radio=1
