“Değerli dostlar, bugün size Slovenya’nın kalbinden, Ljubljana Kukla Müzesi’nden sesleniyorum.

Arkamda gördüğünüz bu yüzlerce kukla, yukarıda görünmez iplerle birilerinin ellerine bağlı.
Ama bugün size sadece bu müzeyi değil, hayatımızın en gizemli müzesini, yani kendi bilinçaltımızı anlatmak istiyorum.

Şöyle tatlı bir hikayeyle başlayalım:

Nasreddin Hoca bir gün eşeğiyle yola koyulmuş. Eşek yol boyunca kafasını nereye çevirse, ne görse koklamaya başlamış. Hoca da ‘Herhalde canı çekiyor, heybeye atayım da sonra yer’ diyerek eşeğin kokladığı ne varsa (ot, çöp, çalı çırpı) toplayıp torbasına doldurmuş. Eve vardıklarında eşek açlıktan bağırmaya başlayınca, Hoca torbadakileri önüne dökmüş. Eşek şöyle bir bakmış, kafasını çevirmiş: ‘Ben bunları yemem!’ der gibi… Hoca da gülmüş: ‘E yemedin ama yol boyu sen kokladın, ben topladım. Sen istedin, ben heybeye attım!’

İşte sevgili dostlar, bizim bilinçaltımız da aynen bu hikayedeki Nasreddin Hoca gibidir. Biz farkında olmadan geçmişte neyi kokladıysak; hangi korkuya baktıysak, hangi kaygıyı kokladıysak, çevremizden ne duyduysak hepsini toplar ve heybesine atar.

Bugün hayatımızla ilgili önemli bir karar verirken, aslında özgür irademizle karar verdiğimizi zannederiz. Oysa tıpkı günümüzdeki yapay zeka gibidir bilinçaltı. Geçmişteki verileri önümüze koyar. ‘Üveyis bunu sevmişti’, ‘Ahmet bundan korkmuştu’ der ve bize o eski heybenin içindekileri yedirmeye çalışır. Yani verdiğimiz kararlar aslında bizim değil, geçmişte dışarıdan kulağımıza üflenenlerin birer kopyasıdır.

Peki, bu döngüden nasıl kurtuluruz? Bilinçaltımızın o rastgele koklamalarından nasıl özgürleşiriz?

Cevap, arkamdaki kuklalarda gizli. İpler yukarıda birilerinin elinde… Peki bizim iplerimiz kimin elinde? Hayatımızı kendi özgür irademizle mi yönetiyoruz, yoksa geçmişin bağlarıyla bir kukla gibi oynatılıyor muyuz?

Ego, beden ve ruh… Hepsinin üzerinde bizi insan yapan bir irade var. Ne zaman ki o iradenin farkına varırız, işte o zaman ipleri kendi elimize alırız.

Rabbimiz hepimize kendi öz irademizin farkında olma uyanıklığını ve bize bahşedilen bu muazzam donanımları hakkıyla kullanabilme gücünü nasip etsin.
www.hakikatevi.net

3 thoughts on “-İPLER KİMİN ELİNDE-

  1. Selamlar emeğinize sağlık 🌷
    Geçmiş ve gelecek kaygısı ile an’ı yaşayamıyoruz. Belkide ipleri biz andıkça sıkı tutuyoruz, bırakalım ve an’da ki gizli güzelliklere odaklanalım.

  2. Geçmiş yükleri sayıklamak ,
    anı yaşayamadığımız gibi
    geleceği de karartmaya vesile de zannederim !..

  3. Selamlar teşekkürler,
    Insan kendi iplerinin farkına varmalı neden ve niçin diye kendini sorgulamalı.Gecmiste yaşayan ilerleyemez geleceğe kaygilanan anı yaşayamaz . Başkaları için değil kendin için yaşarsan ancak o ipler kesilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website