Hiç yıllarca giydiğiniz bir kazağı düşündünüz mü?
Zamanla eskir, kirlenir, yağlanır… Onu yıkarsınız, onarırsınız; artık giyilmiyorsa belki de vedalaşırsınız. Peki, ya yıllardır üzerimizde taşıdığımız düşüncelerimiz?

Bir zamanlar doğru bildiğimiz her şey, bugün de doğru olmak zorunda mı?Z Fikirlerimiz de tıpkı giysilerimiz gibi bakıma, gözden geçirilmeye ve gerektiğinde yenilenmeye ihtiyaç duyar. Sırf yıllardır savunuyoruz diye bir düşünceye sımsıkı sarılmak, onu hakikat yapmaz.

Kendimize zaman zaman şu soruları soralım:
* Acaba yanılıyor olabilir miyim?
* Bu düşüncem hâlâ geçerli mi?
* Yoksa alışkanlıklarımı hakikat zannetmeye mi başladım?

Fikrini sorgulamak zayıflık değil, düşünsel olgunluktur. Fikrini değiştirmek de yenilgi değil; daha doğru bir bilgiyle karşılaştığında hakikate yaklaşabilme cesaretidir.

Unutmayalım: İnsan öğrenir, gelişir, yanılır ve yeniden düşünür. Önemli olan, dün ne düşündüğümüzü körü körüne korumak değil, bugün hakikate ne kadar yakın olduğumuzu sorgulamaktır. Hem öyle ya… Kışlık çömlek peynirinin bile üstü küflenebiliyorsa, fikirlerimizi hiç mi kontrol etmeyeceğiz? 🙂
BİZE YOL GÖSTEREN BİR AYET
_“Onlar sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.”_Zümer Suresi, 39/18

Ayetin hatırlattığı önemli bir ölçü var: Dinlemek, düşünmek ve en güzel olana yönelmek…Her duyduğumuzu kabul etmek zorunda değiliz. Ama haklı bir sözle karşılaştığımızda, sırf eski düşüncemize aykırı diye ona kapımızı kapatmamalıyız.
Kendimize soralım: Fikirlerimizi mi koruyoruz, yoksa hakikati mi arıyoruz?
Fahri Sarrafoğlu
🌹 www.hakikatevi.net

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website