Fahri Sarrafoğlu

Bir çiçeğin güzelliğine hayran kalır, kokusunu içimize çeker, solmasına üzülürüz. Onu vazomuzda, bahçemizde ya da penceremizin önünde görmek isteriz. Peki hiç düşündük mü: Çiçeği bu kadar severken onun yetişmesine emek veren bahçıvanı ne kadar hatırlıyoruz?

Denizlerin maviliğine hayran kalıyor, yağmurun sesinde huzur buluyor, bir ağacın gölgesinde dinleniyoruz. Bir bebeğin gülümsemesi yüzümüzü aydınlatıyor, gökyüzündeki yıldızlar merakımızı uyandırıyor. Bütün bunlar hayatımızın içinde öylesine yer alıyor ki bazen onların değerini düşünmeden yaşayıp gidiyoruz.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor:“Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?” Rahmân suresi, 13. ayet
Bu ayet, insanı sahip olduğu nimetleri fark etmeye ve onlar üzerinde düşünmeye çağırıyor. Bir başka ayette ise şöyle buyruluyor:

“Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız onları sayamazsınız.”İbrahim suresi, 34. ayet Gerçekten de bir gün boyunca faydalandığımız nimetleri düşünelim: Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yediğimiz ekmek, görebilmemizi sağlayan gözlerimiz, hayatımızı sürdürmemize imkân veren doğal düzen…

Nimeti fark etmek, yalnızca ona sahip olduğumuzu görmek değil; nasıl meydana geldiğini, hangi imkânlarla bize ulaştığını ve onu nasıl kullanmamız gerektiğini de düşünmektir. İnanç açısından bakıldığında bu farkındalık, insanı nimetlerin kaynağı olan Allah’ı hatırlamaya ve O’na şükretmeye götürür.

İÇEĞİ SEVİYORUZ DA BAHÇIVANA NEDEN KIZIYORUZ?

Hayatın güzelliklerinden faydalanıyor, nimetlerinden yararlanıyor; fakat başımıza gelen bir sıkıntı, yaşadığımız bir kayıp veya cevabını bulamadığımız bir soru yüzünden Allah’a karşı öfke duyabiliyoruz. Hatta bazen bu öfke, O’na sırt çevirmeye kadar varabiliyor.

Elbette acı çekmek, soru sormak ve anlam aramak insan olmanın bir parçasıdır. Mesele, insanın acısını inkâr etmesi değil; yaşadığı acının hayatındaki bütün güzellikleri görmesine engel olup olmadığını da düşünebilmesidir. Çiçeği seviyorsak, bahçıvana neden kızıyoruz? Kâinatın güzelliklerinden faydalanırken, yaşadığımız sıkıntılar yüzünden onu yaratan Rabbimize neden sırtımızı dönüyoruz?

Belki de kendimize sormamız gereken soru tam olarak budur.

www.hakikatevi.net

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website