Fahri Sarrafoğlu – Hakikat Evi

Nasreddin Hoca fıkraları, çoğu zaman yalnızca güldüren kısa hikâyeler gibi algılansa da, içinde taşıdığı derin tasavvufi ve ahlaki mesajlarla dikkatle okunmayı hak eder. Bu yazıda, Hoca’nın ibretlik bir fıkrası üzerinden günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız bir meseleye ışık tutmak istiyoruz: anlamsız tartışmalar ve boş kavgalar.

Bir gün iki yolcu, bir ağacın altında dinlenirken bir bülbül ötüyor. Biri “Bülbül benim için öttü,” diyor. Diğeri ise “Hayır, benim için!” Tartışma büyüyor, sonunda iş mahkemeye kadar uzanıyor. Kadı koltuğunda ise Nasreddin Hoca var.

Her iki yolcu da, duruşma öncesi Hoca’nın yanına gidip gizlice cebine birkaç altın bırakıyor; ricaları ise aynı: “Bülbülün benim için öttüğünü söyle.” Mahkeme günü gelip çattığında Hoca, tarafları dinledikten sonra elini cebine atıyor, altınları yokluyor ve şöyle diyor:

“Bülbül ne senin için, ne de onun için… Sadece benim için öttü.”

Bu fıkra, mizahın ötesinde bize önemli bir mesaj verir: Küçük meseleler için tartışmaya girdiğimizde, genellikle üçüncü bir taraf kârlı çıkar. Sosyal medyada, komşular arasında, aile içinde veya iş ortamında yaşanan pek çok tartışma da aslında benzer şekilde şekillenir. Küçük meseleler büyür, kavgaya dönüşür, sonuçta kimse kazanmaz. Sadece ego kazanır.

Geçtiğimiz hafta Türkiye’de yaşanan ve basına yansıyan 22 tartışma olayına baktığımızda, bunların çoğunun “ceviz kabuğunu doldurmayacak” türden meseleler olduğunu görüyoruz: Komşunun köpeği bahçeye girdi, halı silkelendi, sigara izmariti atıldı, süpürge dışarıda bırakıldı… Nihayetinde sonuç nedir? Kırgınlık, dava, bazen de daha kötüsü…

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, “Hanginiz daha güzel amel işleyecek diye sizi imtihan ediyoruz” buyurur. Hayırda yarışmak, kalıcı iyilikler üretmek bizim asıl gayemizdir. Ancak biz çoğu zaman bu yarıştan uzaklaşıp, “bülbül kimin için öttü?” kavgasına takılıp kalıyoruz.

Tasavvufi bir bakış açısıyla bakarsak, insanın en büyük mücadelesi dışarıyla değil, kendi nefsiyle olmalıdır. Değerli bir büyüğümüzün dediği gibi: “Ben sadece kendimle kavga ederim.” Gerçek zafer de zaten nefsiyle mücadele edebilenindir.

Sonuç olarak, Nasreddin Hoca’nın bu ince fıkrası bize hatırlatıyor: Küçük tartışmalarla ömür tüketmeyelim. Egomuzu tatmin etmek için değil, güzel ameller biriktirmek için bu dünyadayız. Süpürgeye soğuk geçti diye kavga etmek yerine, kalıcı iyiliklerde yarışalım.

One thought on “BÜLBÜL KİMİN İÇİN ÖTTÜ ?”

  1. Ve aleykum selam

    -Bulbul: ilim paylaşilmayan değer bilgi
    -2yolcu : bencilik insan
    -Nasredin hoca : ayna
    -Cepteki altinlar : dunya meşgalesi oyalayicigini
    Ifade etigini animsadim

    Ilimi ariyorum istiyorum
    Cook istiyorum idrak etmek kulanmak fakat aldigim ilmin hakini veriyor muyum?

    Bana bu kissa bunu cagriştirdi
    Ilim icin gayretim KADAR şimdiyr kadar aldigim ilmi ne yaptim?
    Hayatima ne kadarini gecirdim?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website