(Hikayeler Işığında Şahsiyet Gelişim -3)
İki keşiş yolda giderken, bir su birikintisinden karşıya geçmek için bekleyen genç bir kadın görmüşler. Keşişlerden biri, diğerinin izin vermeyişine aldırmadan onu çok kızdırarak genç kadını taşıyıp suyun diğer yanına geçirmiş.
Yaklaşık bir mil sonra, arkadaşının davranışına çok şaşırmış olan keşiş yorum yapmış:
“Biz bâkiriz, bırak bir kadını taşıyıp karşıya geçirmek, kadınlara bakmamız bile yasak. Nasıl böyle bir şey yapabildin?” Diğer keşiş cevap vermiş:
“Ben o genç kadını bir mil geride bıraktım. Sen neden hala taşıyorsun?”
Kısaca: Sorunlarımızın, üzüntülerimizin ve hayal kırıklıklarımızın geçmişte kalmasına izin vermeliyiz. Geçmişle yaşamak, sizi anı yaşamaktan alıkoyar. Ve en önemlisi; geleceğe dönük hedeflerinizi de korkularınız, endişeleriniz üzerine kurmaya başlarsınız! O zaman, geçmişle veya gelecekle değil ânı yaşayarak hayata devam edeceğiz.

Yurumek.
Cicekleri koklayip havayi icimize cekip geri veriyoruz.
Geri verdigimiz nefeste tutsak kalabilirmiyiz ? Hayir.
Gecmis gelecegin ufkudur.
Bu ufukta yenilenmekmi ?
Eskisiyle dort duvarda kalmakmi
Mü’min Suresi, 67. Ayet: İnsanın yaratılış aşamalarından (toprak, nutfe, alaka) geçip ölüme kadar uzanan geçmiş sürecini anlatarak düşünmeyi öğütler
Hicr Suresi 65. ayet’in Türkçe meali şu şekildedir: “Hemen gecenin bir vaktinde aileni alıp yola çıkar, sen de arkalarından gidip onları izle. Sakın hiçbiriniz geri dönüp bakmasın; size emredilen yere doğru yürüyün gidin!”