Yazan: Fahri Sarrafoğlu

Sabah yürüyüşü için sabah namazı öncesi bazen de namaz sonrası Vatan Caddesi’nin başından sonuna kadar yürürüm. Yani Fatih –Emniyet Metro girişinden, Ulubatlı Metro girişine kadar gidiş geliş toplam 2 km yapıyor. Dolayısıyla iki tur attığım zaman yaklaşık 35 dakikada 4 km yürümüş oluyorum. Hemen hemen her gün aynı saatlerde çıkarım ve aynı saatlerde de geri eve dönerim.

Yürürken hızlı ve tempolu yürüdüğüm için etrafla pek ilgilenmiyorum. Ama baktım üç gündür elinde sarı poşetle birisi çöp topluyor. Önceleri belediyenin temizlik görevlisi sandım. Ama giyim  kuşamına da bakınca hayır temizlik görevlisi değil o civarda oturan bir mahalle sakini olduğunu öğrendim. Dikkatimi çekmişti. Metro durağından başlıyor kaldırımdan giderek elinde sarı büyük çöp poşetin içerisine yerde gördüğü kağıt plastik ve cam şişeleri, sigara kağıdı vb. ne varsa hepsini dolduruyor. Sonra caddenin sonunda büyük çöp konteynerine boşaltıyordu. Bu sefer caddenin öbür tarafına geçiyor oradaki çöpleri de topluyor sonra yine çöp konteynerine boşaltıyordu.

Yaklaşık 65-70 yaşlarında, güleç yüzlü biriydi bu. O kadar güzel çalışıyordu ki, titiz bir şekilde alıyor, en ufak bir çöpü görmezlikten gelmiyordu. Kısaca kendisine bunu iş edinmişti. İşi bitince de hemen Vatan Emniyet’in karşısında bulunan Mimar Sinan Camii’ne gidiyor, ellerini yıkıyor ve yine yakında bulunan evine gidiyordu. Ama ne zaman ben yürüyüşe çıksam hep aynı saatte ve aynı temizlik çalışmasını yapıyordu.

Peki, o caddenin temizlik görevlisi yok muydu? Adamcağız niye her gün çöp topluyordu? Çöpleri toplayıp satmıyor, götürüp çöp konteynerine boşaltıyordu. İyi o zaman bu işten karı neydi ki?

1

Yaptığım kısa bir araştırmada Vatan Caddesi’nin her iki tarafında da cadde üzerinde belediyenin temizlik görevlisi olduğunu ve çöplerin alındığını öğrendim. Bu sefer iyice meraklandım. Biraz beklese biraz sonra temizlik görevlisi zaten gelecek o çöpleri alacaktı. Eee niye erkenden gelip de temizlik görevlisi gelmeden çöpleri topluyordu ki. Üstelik işi de bu değil, bundan bir kazancı da yoktu.

Artık dayanamadım bir gün ve tam çöp toplama işini bitirmiş Mimar Sinan Camii’nde ellerini yıkarken yanına giderek önce selam verdim ve müsaade isteyerek birkaç sorum olduğunu bana yardımcı olup olamayacağını sordum.  Gülerek ama bu sefer biraz daha sesli bir şeklide gülerek bana döndü ve;

-‘Sor evladım sor, neyi merak ediyorsan sor. İnsanın içinde kalır sormazsa, bu sefer ZANNETMEYE BAŞLAR… SONRA FARZ ETMEYE BAŞLAR… SONRA DA ALLAH KORUSUN’ İFTİRA GELİR’ dedi…’ Sen sor evladım sakın zannetme, farz etme sor…’

Bu cevap üzerine iyice rahatladım ve merakımı giderecek soruları sormaya başladım.

-Beyefendi, görüyorum ki her gün çöp topluyorsunuz. Caddeyi ve caddenin kenarında bulunan çimenlerin üstündeki çöpleri de alıyorsunuz. Sonra da onu götürüp çöp konteynerine döküyorsunuz. Halbuki buranın temizlik görevlileri var zaten. Neden onların yapacağı işi yapıyorsunuz? Hem bu işten para mı kazanıyorsunuz ki?

O güleç yüzlü insan, yanıma sokularak; ‘laf aramızda para kazanıyorum evlat “dedi. Ben iyice şaşırdım. “Nasıl olur ki, topladığınız çöpü döküyorsunuz ama kim para veriyor ki ? ” dedim.

“Peki, evladım dinle sonra sen karar ver nereden para kazanıyorum,” dedi.

“Değerli kardeşim, her sabah sabah ezanı okunduktan sonra elime iki tane çöp poşeti alır buraya gelirim. İnsanların atmış olduğu ne varsa toplarım içine. Bunu yaparken de kesinlikle KIZMAM. Yahu çöp kutusu yok mu, yahu sokağa da çöp atılır mı, yahu İstanbul’da yaşamayı bilmiyorlar demem. Yani kızmadan toplarım. Niye attığı beni ilgilendirmez.  Ve gelelim niye temizlik görevlisi olduğu halde ben ondan önce topluyorum. Şöyle niyet ediyorum, eğer bu topladığım çöpleri temizlik görevlisi sabah gelip de görürse belki içinden çöpü atanlara karşı bir sitem ya da kızgınlık geçirir. O atanlara karşı bir negatif enerji gitmesin diye ondan önce toplarım. Böylece hem o daha az çalışacak içten içten aslından dua edecek. Yahu sokak ne güzel temiz diye, kızmayacak. Kızmadığı için de kazancına bereket gelecek. Tek gayem bu insanların işini kolaylaştırmak ve insanların tanımadıkları bilmedekileri kişiler hakkında sitem, gıybet kötü söz söylemelerini önlemek evladım… Tek gayem bu…”

-Peki, affedersiniz para kazanıyorum dediniz o nereden?

-Ha o mu, ,evladım burayı temizlediğim için bu niyeti taşıdığım için de Rabbim benim kazancıma bereket veriyor, vücuduma sıhhat veriyor, aile saadeti lütfediyor… Yetmez mi ? “dedi… Gülerek

Evet, şu inceliğe bakar mısınız? Şu İstanbul efendisinin düşüncesine bakar mısınız? İşte İstanbul’da yaşayan bir İstanbul beyefendisi

Kısaca: 3.134 –    Allah’tan hakkıyla korkanlar, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.

2.195 –   Allah yolunda mal harcayın da kendinizi ellerinizle tehlikeye bırakmayın ve güzel hareket edin. Çünkü Allah güzellik ve iyilik edenleri sever.

3.92 –     Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.

4:40 –     Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.

4 thoughts on “Vatan Caddesi’ndeki Çöpçü

  1. Selamun aleykum
    Mubarek cop toplayan kisinin 45 ila 50 yasinda oldugunu yazdiniz ama sizinle konusurken size evladim diyor hal boyleyken ya siz onun evladi yasindasiniz yada siz onu gonul gozunuzde genc gordunuz…
    Selameti dua ile efendim..

    • Herkese evladım diyor Faruk abi…Adamı bir görsen pamuk gibi…yani hani abi deriz ya oda herkese evladım diyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website