Yazan: Fahri Sarrafoğlu

Ünlü bir otelin lobisine gelen yeni evli çiftler, otele giriş işlemlerini yaptırıyorlardı. Otelde bir hafta kadar kalacaklardı. Kendilerine bir zarf içerisinde oda anahtarı verildi ve oteldeki tüm imkânlardan bir hafta süreyle ücretsiz faydalanabilecekleri söylendi.  Resepsiyondaki hanım efendi, anahtarı verirken şu önemli uyarıyı  yaptı: “ Oda anahtarınızı mutlaka dikkatle muhafaza edin. Her şey o anahtara kayıtlıdır. Tüm ekinlerimizde anahtarınızı göstermeniz yeterlidir. Manyetik olduğu için size giriş ve çıkışlarda büyük kolaylıklar sağlayacaktır.”

Genç çiftin aslında bu uyarıyı dikkate aldıkları pek söylenemezdi. Umursamıyorlar küçük bir plastik anahtar işte diyorlardı. Odalarına yerleştiler ve yemek için aşağıya inmek üzere odalarından ayrıldılar. Fakat telaş veya dikkatsizlik diyelim, oda anahtarlarını yanlarına  almamışlar, odada masanın üzerine bırakmışlardı.  Yemek salonuna geldiklerinde, garson onlardan masayı göstermek ve kayıt için oda anahtarlarını istedi. Eyvah, yukarıda unutmuşlardı. Nasıl da akıllarından çıkmıştı. Yukarıda unutmuşlardı ama anahtarı şimdi yukarıdan nasıl alacaklardı? Zira kapıyı çekmişlerdi. Şimdi kapıyı nasıl açtıracaklardı?  Moralleri bozuk şekilde asansörle tekrar yukarı çıktılar, orada temizlik yapan görevliye sordular, anahtarı içeriden nasıl alacaklarını. Temizlik görevlisi kendisinde anahtar olduğunu, kapıyı açabileceğini söyledi. Genç çiftimiz hem sevindiler hem de şaşırdılar. Şaşırdılar bir kart kendi oda kapılarını açtığı gibi, bu katta bulunan tüm odaların da kapılarını açıyordu. Kat temizlik görevlisi hanım, küçük bir plastik kartla kapıyı açtı ve tekrar görevine döndü.

Genç çiftimiz anahtarlarını aldılar ve aşağıya tekrar yemeğe indiler. Evet, rahat yemeklerini yemişlerdi, sonra otelin diğer etkinliklerinden bu kart sayesinde kolayca istifade etmişlerdi.

Çiçeği burnunda yeni evli damadımızı bir düşünce almıştı. Bir anahtarla birçok işi başarıyorlardı. Ve oteldeki temizlik görevlisinin anahtarı da katlardaki tüm odaları bir anahtarla açıyordu. Kendisi bunun basit bir bilgisayar programı ile kolayca olabileceğini, sistemin kolayca yüklenebileceğini biliyordu. Fakat onun asıl şaşırdığı ona dedesinin öğüdüydü. Dedesi ona düğün hediyesi olarak bir hediye vermemiş bir zarf vermişti. İçinde para var zannedip sevinirken para değil sadece küçük bir not bulmuştu. Şimdi o notu ve dedesinin bu notu niye verdiğini bu unutulan otel anahtarı sayesinde daha iyi anlıyordu. Paradan daha değerliydi, bu hediye.  Gözleri sevinçle parladı. Dedesi ona ne kadar da güzel bir hediye vermişti. Ömür boyu kullanabileceği bir anahtar vermişti işte. Dedesinin notunda şunlar yazıyordu:

“Sevgili evladım, Rabbimiz bize öyle bir anahtar vermiş ki bu anahtar ile hayatta tüm maddi ve manevi kapılar kolayca açılır. Bu anahtar sayesinde, hayat yolculuğunda ve yolculuk duraklarında gereken ihtiyacını bu anahtarla kolayca karşılayabilirsin. Anahtarı gerektiği gibi ve DOĞRU YÖNTEMLE kullanırsan hiçbir sıkıntı çekmezsin.  Bu anahtarın adı ALLAH’IN tüm kullarını sevdiğini bilmen, Vedud ismi yani muhabbetti unutmamandır.  Bu anahtarın tek dişi vardır. Senin EVRENSEL olduğunu bilmendir. Eğer, anahtarın evrensellik dişini küreselleşme çekici ile kırarsan sen de sıradan, rutin ve egonun kontrolünde bir kul olursun. Unutma sen evrensel olarak yaratıldın ve Allah’ın ruhundan üfledim dediği eşref-i mahlûkatsın. “

KISACA:

  • «Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!» (Hİcr 29.)
  • Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz! (Secde suresi 9.ayet)
  • Rabbin meleklere şöyle demişti: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın.” (Sad suresi 71.72.ayet)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website