Bu sözler, İslam dünyasının büyük âlimlerinden İmam Şaravi’ye ait. Kimi zaman Şarani ile karıştırılsa da burada önemli olan isimler değil, o derin bakış açısı. Şaravi, kendi hayat tecrübesini şöyle özetlemiş:

“Hiçbir zaman kusursuz bir şeye sahip olamazsın. Eline geçen her şey eksiktir. Ama sen o şeye razı olunca, işte o zaman tamamlanır.”

Ne demek bu?
Demek ki; bütün eksiklikler rıza ile tamamlanır. Eksik gördüğün bir şeyi Allah’tan geldiği bilinciyle karşılarsan, ya da o eksiği güzel amellerle, iyi niyetle doldurursan, o şey artık senin için “tamam” olur. Rızan olmadığı sürece her şey eksik kalır.

Peygamber Ahlakı: Kusuru Görmek ve İtiraf Etmek

Şimdi çok can alıcı bir noktaya gelelim:
İnsanın kendi kusurunu görmesi ve bunu itiraf etmesi… İşte bu, Hakk’a yaklaşmanın en kestirme yoludur.

Hatasını kabul edip hemen tövbeye sarılanların başında peygamberler gelir. Bu, tam bir peygamber ahlakıdır.

Peki kalbimiz nasıl pırıl pırıl kalır?
Çok basit: Bilerek veya bilmeyerek yaptığımız her yanlışın ardından, hemen tövbe ve istiğfar ederek. Kul hatasını samimice itiraf edince, Peygamber Efendimiz ona dua eder, Allah da affeder.

Kur’an Ne Diyor?

Rabbimiz, Ali İmran Suresi 135. ayette şöyle müjdeliyor:

“Onlar kötü bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde, Allah’ı hatırlar ve günahlarının bağışlanmasını dilerler.”

Ayetin orijinalindeki en dikkat çekici şey şu: “Allah’ı hatırlarlar” ifadesi, günahtan hemen sonra, araya hiçbir bağlaç girmeden gelir. Yani ne “sonra”, ne “ardından”, ne “ve”. Hiçbir şey yok.

Bu bize gösteriyor ki: Mümin, günah işler işlemez bir saniye bile beklemeden Rabbine yönelmelidir.

Nisa Suresi 64. ayette de şöyle buyrulur:

“Eğer onlar nefislerine zulmettiklerinde sana gelip Allah’tan af dileselerdi ve sen de Resul olarak onlar için af dileseydin, Allah’ın tövbeleri kabul eden ve çok merhametli olduğunu görürlerdi.”

Bazen insanın hali o kadar ağır olur ki, kusurunu itiraf edecek gücü bile kalmaz. İşte o zaman peygamber, o kul için önce şöyle dua eder:
“Ya Rabbi, bunu kusurunu itiraf edenlerden eyle.”

Unutma!

Kurtuluşun anahtarı kusursuz olmakta değil; kusuru görmekte, samimiyetle rızaya sarılmakta ve istiğfar ile O’na sığınmaktadır.

Eksik olan her şey, rıza ile tamamlanır.
Hatalı olan her kul, itiraf ile affa koşar.

Allah’ın Rahmeti Kapıyı Kapatmaz

En büyük müjde:

“De ki: Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin…” (Zümer 53)

Ne yapmış olursan ol…
Ne kadar düşmüş olursan ol…Kapı kapanmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website