Öz saygı, “Ben herkesten üstünüm” demek değildir. “Eksiklerim ve hatalarım olsa da bir insan olarak değerliyim” diyebilmektir.

Bir sınavdan düşük not aldığımızı düşünelim. Öz saygısı zayıf olan biri, “Ben başarısız biriyim” diyebilir. Sağlıklı öz saygıya sahip biri ise, “Bu sınavda başarısız oldum ama bu, benim değersiz olduğum anlamına gelmez. Eksiklerimi tamamlayabilirim” der.

İkisi arasında çok önemli bir fark vardır: Başarısız olmak başka, kendini başarısız bir insan olarak görmek başkadır.

ÖZ SAYGI İLE ÖZGÜVEN AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Özgüven daha çok “Bunu yapabilirim” duygusudur. Öz saygı ise “Yapamasam bile insan olarak değerimi kaybetmem” diyebilmektir.

Örneğin iyi futbol oynayan bir genç sahada kendine çok güvenebilir. Fakat bir maçta kötü oynadığında kendisini tamamen değersiz hissediyorsa özgüveni olsa bile öz saygısı yeterince güçlü olmayabilir.

KENDİNE SAYGI DUYMAK BENCİLLİK DEĞİLDİR

Erich Fromm, insanın yalnızca başkalarına değil, kendi yaşamına ve gelişimine de ilgi ve saygı göstermesi gerektiğini söyler. Ona göre insan gerçekten sevebiliyorsa kendisini de bu sevginin dışında bırakmamalıdır. (1)

Bu önemli bir ayrımdır. Kendini sevmek, “Ben herkesten önemliyim” demek değildir. Kendine de başkalarına gösterdiğin saygıyı gösterebilmektir.

KENDİNİ BAŞKALARIYLA ÖLÇME

Bugün öz saygıyı zorlayan konulardan biri de sürekli kıyaslamadır.

Sosyal medyaya bakıyoruz: Birinin arabası daha güzel, birinin tatili daha güzel, biri daha başarılı, biri daha çok beğeni alıyor…

Sonra insan farkında olmadan şöyle düşünmeye başlayabiliyor:

“Onun hayatı güzel, benimki değil.”

Oysa sosyal medyada gördüğümüz şey çoğu zaman bir insanın hayatının tamamı değil, göstermeyi seçtiği birkaç dakikadır.

Bir öğrencinin matematiği çok iyi olabilir, sizin edebiyatınız. Bir arkadaşınız çok güzel konuşabilir, siz çok iyi dinleyebilirsiniz. Başkalarının güçlü taraflarını kendi eksiklerimizle karşılaştırmak adil değildir.

MÜKEMMEL OLMAK ZORUNDA DEĞİLİZ

Tal Ben-Shahar, mükemmeliyetçi insanın başarısızlığı kabullenmekte zorlandığını; gerçekçi insanın ise hayatın inişleri ve çıkışları olduğunu kabul ettiğini anlatır. (2)

Çünkü hata yapmak, değersiz olduğumuzu değil, insan olduğumuzu gösterir.

Bisiklete binmeyi öğrenen bir çocuk düşünün. İlk düşüşünde, “Ben beceriksizim, artık binmeyeceğim” derse öğrenemez. Ama “Düştüm; yeniden deneyeceğim” derse gelişir.

Öz saygı tam da burada ortaya çıkar: Hatanı kabul etmek ama kendini hatandan ibaret görmemek.

KUR’AN İNSANIN DEĞERİ İÇİN NE DİYOR?

Bu konuya uygun ayetlerden biri İsrâ Suresi’nin 70. ayetidir:

“Andolsun, biz Âdemoğullarını şerefli kıldık…” (İsrâ, 17/70)

Ayet bize önemli bir noktayı hatırlatıyor: İnsanın değeri yalnızca parasıyla, diplomasıyla, güzelliğiyle, başarısıyla veya insanların onu ne kadar beğendiğiyle ölçülemez.

Bir başka dikkat çekici ayet ise:

“Biz insanı gerçekten en güzel biçimde yarattık.” (Tîn, 95/4)

Bu ayet, insanın yaratılışındaki değere ve imkâna dikkat çeker. Ekteki kitap derlemesinde de Tîn 4, insanın yaratılışındaki “eşsiz güzellik” bağlamında aktarılmıştır. (3)

ÖZ SAYGI NE DEĞİLDİR?

Öz saygı, kibir değildir. Kendini kusursuz görmek değildir. Her yaptığını doğru kabul etmek hiç değildir.

Öz saygı şudur:

“Yanlış yapabilirim ama yanlışımı düzeltebilirim. Başarısız olabilirim ama yeniden deneyebilirim. Başkası benden daha başarılı olabilir ama bu benim değersiz olduğum anlamına gelmez.”

Belki de sağlıklı öz saygının en kısa tarifi budur:

KENDİNİ PUTLAŞTIRMADAN, KENDİNİ KÜÇÜMSEMEDEN YAŞAMAK.

NE ANLAMALIYIZ?

  • Başarısızlık, değersizlik değildir.
  • Bir sınav sonucu insanın değerini belirlemez.
  • Kendini başkalarıyla sürekli kıyaslamak öz saygıyı zedeleyebilir.
  • Kendini sevmek ile kendini üstün görmek aynı şey değildir.
  • Hatalarımızı kabul etmeli ama kendimizi hatalarımızdan ibaret görmemeliyiz.
  • Mükemmel olmak zorunda değiliz; gelişmeye açık olmak yeterlidir.
  • Kur’an’a göre insan, yaratılışı itibarıyla değer verilen bir varlıktır.
  • Öz saygı: “Ben kusursuzum” demek değil, “Eksiklerime rağmen değerliyim ve gelişebilirim” diyebilmektir. 

KAYNAKLAR

(1) Erich Fromm, Sevme Sanatı — insanın kendi yaşamına, gelişimine ve kendisine saygı göstermesi üzerine bölüm.
(2) Tal Ben-Shahar — mükemmeliyetçilik, gerçekçi iyimserlik, başarısızlığı ve hataları kabul etme üzerine bölüm.
(3) Taşkın Tuna, Muhteşem Tasarım, s. 334 — Tîn Suresi 4. ayetin insanın yaratılışındaki değer bağlamında değerlendirilmesi.
Diğer kaynaklar: Sevim, Kaan & Artan, Taner, “Yüksek ve Düşük Benlik Saygısını Etkileyen Faktörler”, Toplumsal Politika Dergisi; Aydoğan, Doğan, “Sosyal Medya Bağımlılığı, Benlik Saygısı İlişkisinde Beden Memnuniyetinin Aracılık Rolü Analizi”, Erciyes İletişim Dergisi; Özgün, Lale Tülin, Ergenlerde Benlik Kavramı, YÖK Tez.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website