Yazan: Fahri Sarrafoğlu

Bu satırların yazarı olan bendeniz Fahri Sarrafoğlu, çocukluğum Aksaray’da geçti. Hem de esnafların arasında. Kısaca esnafları iyi tanırım. Aksaray’da bir fırıncımız vardı, Emek Fırını diye. Sabahları dükkânımızı açtıktan sonra mutlaka buraya gider sıcak pide alır, içine peynir koyduktan sonra kahvaltı yapardık. O zamanlarda bu bizim için büyük bir ziyafetti. Bu dediğim yıllar 1970’li yıllar efendim. Evet, bizim fırıncı Bahaattin Amca’mızın o yıllarda bize dediği  çok güzel bir sözü vardı onu sizlere  anlatmak istiyorum. Babamız esnaf, biz de esnaf çocuğu olduğumuz için bize şöyle tavsiye ederdi: “  Oğlum hayatınızda ya hamurkâr olun ya da kürekçi ama benim tavsiyem  işinizde kürekçi olun…” İlk zamanlar pek anlamıyorduk,  “Ben fırıncı olmayacağım ki hem lise okuyorum, daha üniversite okuyacağım,” dediğimde de : “Olsun oğlum sen yine de işinde ya hamurkâr ol ya da kürekçi,” derdi. Bir gün yanına gittim böyle sakin bir zamandı ve sordum, ya Bahattin Amca, sen bize sabahları geldiğimizde hep ya hamurkâr olun ya kürekçi ama olursanız kürekçi olun diyorsun, nedir bunun aslı. Güldü ve “Yarın sabah namazından sonra gelirsen anlatırım hem de görürsün,” dedi.

Ertesi günü merakla beklemeye başladım. Sabah namazını Aksaray Ulu Cami’nde kıldıktan sonra koşa koşa Emek Fırın’ına Bahattin Amcanın yanına gittim. Yanına oturdum ve izlemeye başladım. Fırına odunlar atılmış,  iyice alevliydi. İçeri bayağı sıcaktı. Malum fırın sıcak olur değil mi? Fırının kapağının önünde bir usta vardı. Yukarıdan gelen ekmek tablasını alıyor, güzelce fırın küreğinin üstüne teker teker koyuyor. Sonra elindeki bir demir parçası ile ekmeğin ortasından karnını yarıyor  sonra fırına veriyordu. Verdikten sonra da fırının kapağını kapatıyor. Diğer ekmek tablasını alıyordu. Bu arada Bahattin Amcamız, anlatmaya başladı:  “Ekmek üretimi hamurcu, kürekçi, pişirici, çırak, tezgâhtar gibi unvanlara sahip ustalardan ve emekçilerden oluşuyor. Kaliteli bir ekmek için her aşamada zamanlama çok önemlidir. Hamurkar gece 2 de gelir. Unu, suyu, mayayı hazırlar, hamuru karar, ekmeği pişmeye hazır hale getirir. İşi zahmetli ve yorucudur. Erken gelir, geç gider. Ama kürekçi öyle değildir. Kürekçi hamurkarın yaptığı ekmekleri alır, fırına verir onları pişirir. Geç gelir, erken gider. Bununla beraber  kürekçi hamurkardan daha fazla maaş alır. Sebebi de hamurkarın o kadar zahmetle yaptığı ekmekler eğer doğru pişmezse vaktinde fırından alınmazsa ya ekmekler yanar, ya da hamur olur, veya  fırın küreğine korkarken dikkat etmez yamuk-yumuk koyarsa ne olur? O  kadar un, su, vakit boşa gider. Onun için kürekçinin işi asıl daha zordur. İşte sen de evladım oku, ama okuduğun ilim sana fayda getirsin. Hamurkar olursan bu da iyidir. Ortaya bişey getirirsin, ya pide yaparsın, ya somun ekmek ya da lavaş. Ama bunlar pişmedikten sonra o ekmek hiçbir zaman yenmez onun için sen sen ol, pişmeye bak. İyi piş ki hamur kalma…”

Evet, Bahaattin Amcamızdan bu mesajı aldık tam dükkana gideceğim ki bu sefer de Aksaray Zinciriye Medresesinde uzun yıllar müderrislik yapmış olan yani profosörlük yapmış olan Ziya Amcamız geldi. O meseleyi biliyormuş zaten. Kendisi de  şöyle tavsiye etti: “ İşte oğlum Fahri, öğretmenler, hocalar, tasavvuf erbabı hakiki mürşidi kamiller de kürekçi gibidirler. Kendilerine gelen insanları tıpkı kürekçinin fırında ekmeği pişirdiği gibi  hem dünyaya hem ahirete hazırlarlar. Anne-baba, yani ailemiz hamurkârdır.  Belli bir şekil verir sana, ama bu ailenin verdiği güzel terbiyenin pişmesi, senin hem dünya hayatına hazırlanman hem de ahiretie hazırlanman iyi bir eğitimcinin, iyi bir mürşidi kamilin  pişirmesiyle gerçekleşir…”

Evet, hepsinden Allah ayrı ayrı razı olsun….Nur içinde yatsınlar….Bizleri işte böyle yetiştirdiler.

Kısaca:  Fırın çalışanı olmak dünyanın en zor işlerinden biridir.. Allah’ın her günü genellikle gece saat 02-03 sıraları işe başlamak, gün aydınlanmadan ekmeği vitrine çıkarmak zorundasınız. Hafta sonu tatiliniz bile yok. Biz evimizde sıcacık yatarken, bizlere her sabah sıcacık ekmek sunan bütün ustalarımıza saygı ve selamlarımızı sunuyoruz. Mürşidi kâmiller, hocalarımız da bizim için, bizim yetişmemiz için uğraşıyorlar onlardan da Allah razı olsun…

Kuranı Kerim’de Bismillahirrahmanirrahım “Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.” Ayeti vardır. Yani “ Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” Necm Suresi 39.ayet. İnsan dünyada kendini ne kadar yetiştirirse o kadar Allah’ı tanır, Allah’a ulaşır. Tasavvufi tabirle Vahdet-i vücuda erişir.

3 thoughts on “Kürekçi neden hamurkardan fazla maaş alıyor?

  1. Allah razı olsun güzel anılar örnek bir hatırlatma yüreğine sağlık Selamlar

  2. Cok guzel bir yazi olmus. Allah razi olsun. Hayatin her alaninda gecerli bu kurekcilik. Bazi zaman oluyor ki, uzun zaman emek verdigimiz seyleri guzel bir sekilde sonlandiramadigimizdan, tum emeklerimiz heba oluyor.

  3. Gençlerimize çocuklarımıza gelecek te ve yaşamları boyunca katkıda bulunmak için yapılan böyle paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim saygılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website