EGO(Nefsin) İYİLİK TUZAĞI
İyiliğin Mekanikleşmesi: Ruhsuz Amel Tehlikesi
Nefis, iyiliği kurumsallaştırmak ister. Kişiyi yönetmek için iyiliği bir araç olarak kullanır. “Hadi iyilik yap” der ve onu bir rutine hapseder. Böylece kişi, “iyilik yapıyorum” zannıyla aslında kendinden, içinde bulunduğu andan uzaklaşır. Neden iyilik yaptığını, kime iyilik yaptığını ve kimin için iyilik yaptığını unutur. Zamanla adeta bir iyilik makinesine dönüşür. Eğer kişinin bu zaafını fark eden birileri varsa, iyiliği bir kontrol aracına çevirir; onu kendi çıkarları için kullanmaya başlar. “Şunu da yap, bu iyilik daha iyi olur, biraz daha sorumluluk al” gibi telkinlerle kişiyi yönlendirir.
Peki bu durumdan nasıl kurtuluruz?
Elbette sorgulayarak ve imanımızın bilincinde olarak. İhlâsla yapılan iyilik, nefis hesabından uzak olur. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Onlar, yaptıkları iyilikleri başlarına kakmazlar ve kimseye minnet yüklemezler.” (İnsan Suresi, 9)
Ve yine bir başka ayette:
“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyilik etmeyi ve yakınlara bakmayı emreder.” (Nahl Suresi, 90)
İyilik; nefsin gösterişinden uzak, sadece Allah rızası için yapılan bir eylem olduğunda anlam bulur.
Görünmeyen İstismar: Samimiyet ve ihlasın kaybolması
İhlâs zayıfladığında, iyilik bir kapıya dönüşür.
Ve o kapıdan başkaları girer.
İnsan, iyi yönü üzerinden yönlendirilmeye başlanır:
“Biraz daha yap…”
“Bu daha büyük iyilik…”
“Sen zaten yaparsın…”
Bu sözler masum görünür.
Ama zamanla insanın sınırlarını siler.
Nefis içeriden, insanlar dışarıdan baskı kurar.
Ve kişi, fark etmeden başkalarının beklentilerini yaşayan biri hâline gelir.
Biz size ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.”
(İnsan Suresi 9)
İyilik yapmak insanı kurtarmaz.
Doğru niyetle yapılan iyilik kurtarır.
Nefis, iyiliği bile kendine hizmet ettirebilir.
Ama ihlâs, onu boşa çıkarır.
Bu yüzden insan her iyilikten sonra kendine şunu sormalıdır:
“Bunu gerçekten Allah için mi yaptım, yoksa kendim için mi?”
Çünkü bazen en büyük tuzak,
en güzel görünen şeyin içinde saklıdır.
Bende şunu fark etmiştim bizler birbirimize iyilik yaptıktan sonra beklenti içerisine giriyoruz ve karşılık bulamayınca yıllarca üzerimizde taşıyacağimiz yükümüzü hazırlamış oluyoruz , halbuki karşılığı Allah’tan bekleyerek yapmış olsak daha farklı şeylere erişecegiz ,beklentiler olmasa hayal kırıklıkları yaşanmamış olurdu
Icimde taşidigim kirginlik yuklerinden kurtulmak icin bir adim attim niyetimi ALLAH rızası icin aldim
Ve gittim yaptim.
Şimdi herşey benim duşundugum gibi olmadigi icin mutsuzum. Ilk adimi ben attigim icin mutsuzum.
Bu durumda beklenti ile yapmişim ve bana ilet oldu.