Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinden:
“Ey oğul! Bir mecliste bulunduğun zaman az konuş. Sana sorulmayan şeye cevap verme. Bir şey sorulursa cevâbını bilmiyorsan, bilmiyorum de. Bilmediğine, bilmem demek ilmin yarısıdır. Eğer cevâbını biliyorsan, kısa cevap ver. Sözü uzatma. Mecliste bulunanlara imtihân için bir şey sorma. Onlarla münâzara ve münâkaşa etme. Kendini beğenerek en başa, yukarıya oturma. Edebe çok riâyet eyle. Edepsizlik her zaman ve her yerde yasak ve sevimsizdir. Her yerin kendine mahsus bir edebi vardır. Arkadaşlarına cömertlik et ve iyi muâmelede bulun. Dünyâ sevgisini gönülden çıkar. Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak yolunda senin önüne ve yoluna bir şey engel olursa onu terk eyle.
Ey oğul! Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir. Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzere kalmaz, hep değişir. Onun için dünyâ malına, makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme. Biz bu dünyâda misâfiriz, yolcuyuz. Sonunda ayrılıp gideceğiz. Sıkıntın varsa üzülme. Bir an sonra ne olacağımız belli değil.”

Eskiden kendimi susmak icin odakladikca konuşuyor sonrada pişman oluyorum vakarli şekilde durmuyor ve surekli kendimi ispat etme cabasindaydim
Suan kendimi kendime ispat etmek istiyorum
Kendim kendimden mutlu olmak istiyorum
Bilmiyorum şimdi tamamen degişti mi ama kendimi artik kasmiyorum
Bilmiyorum demeyide de bilmiyordum cevap vermek zorunda hissediyordum açiklamalıyım diye çabalıyordum
RABBİMİZ Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine Teşekkür ederim öğütünü RABBİMİZ bizlere anlayıp uygulayanlardan eyle
Amiiin
Bizlere hatırlatandan razı ol YÂ RABBÎ
Amiiin
İnsan biliyorum edasında olduğu müddetçe karşı taraftan alacağı bilgiden mahrum kalıyor , dinlemeyi bilmeli , bilmemenin ayıp değil , öğrenmemenin ayıp olduğu kalıbını oluşturmalıyız Allah’ın sonsuz ilimi içerisinde küçük zerreler ile kendimizi avutuyoruz
Allah daha iyi bilir 🙂