Başkalarının kusurlarını görmek kolaydır. Peki, insan kendi kusurlarıyla yüzleşmeye ne kadar hazırdır?
Hazırlayan : BERRA DENİZ SARRAFOĞLU
İnsan bazen kendi eksikliklerini görmek yerine başkalarının yanlışlarıyla meşgul olur. Çevresinde düşmanlar yaratır, insanları suçlar, küçümser ve hatta onların başarısızlıklarından kendisine bir üstünlük payı çıkarır. Oysa başkalarını sürekli yargılamak, insanın kendi hatalarını görmesini engelleyebilir.
Unutmamak gerekir ki başkalarının yanlışları bizi doğru, başkalarının günahları bizi erdemli yapmaz. Gerçek olgunluk, başkalarının kusurlarını saymak değil, kendi eksikliklerimizle yüzleşebilmektir.
Kur’an bu konuda insanı düşünmeye ve kendisini sorgulamaya çağırır:
“Herkes yarın için ne hazırladığına baksın!” (Haşr suresi, 18. ayet)
Bu çağrı, insanın yalnızca başkalarının davranışlarını değil, kendi hayatını ve yaptıklarını da değerlendirmesi gerektiğini hatırlatır.
AKIL, DUYGU VE İRADE
İnsanın kendisiyle yüzleşmesi kadar önemli bir başka mesele de aklıyla duyguları arasında denge kurabilmesidir.
Hayatımızı iki güçlü atın çektiği bir arabaya benzetelim. Atlardan biri aklımızı, diğeri duygularımızı temsil etsin. Biri bizi bir yöne, diğeri başka bir yöne çekmeye çalışsın.
Bize düşen, irademizle bu iki gücü doğru yönetmek ve hayatımızın kontrolünü kaybetmemektir.
Çünkü yalnızca öfkeyle hareket eden insan haksızlık yapabilir. Yalnızca hesap yaparak yaşayan insan ise merhameti ve sevgiyi ihmal edebilir. Önemli olan duyguları yok etmek değil, onları aklın rehberliğinde doğru biçimde kullanabilmektir.
Kur’an’da insanın iç dünyasını arındırmasının önemine de dikkat çekilir:
“Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.” (Şems suresi, 9. ayet)

İMAM GAZZÂLÎ’DEN BİR HATIRLATMA
Büyük İslam düşünürü İmam Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn adlı eserinde insanın kendi davranışlarını sorgulamasına, yani nefis muhasebesine özel bir yer ayırır.
Gazzâlî’ye göre insan, bir tüccarın kazancını ve kaybını hesaplaması gibi kendi davranışlarını da değerlendirmelidir. Neyi doğru yaptığını, nerede hata ettiğini ve hangi eksikliklerini gidermesi gerektiğini düşünmelidir.
Bu anlayış bize önemli bir gerçeği hatırlatır: İnsan başkalarını değiştirmeye çalışmadan önce kendisini değiştirmeye de istekli olmalıdır.
SON SÖZ
Başkalarını suçlamak kolay, kendimizle yüzleşmek zordur. Duygularımıza kapılmak kolay, onları yönetmek ise emek ister.
Belki de insanın en büyük başarısı, başkalarına üstün gelmesi değil; kendi öfkesini, kibrini ve yanlışlarını fark ederek daha iyi bir insan olabilmesidir.
Çünkü insanın en zor yolculuğu, kendi içine yaptığı yolculuktur.
KAYNAKLAR
- Kur’an-ı Kerim, Haşr 59/18; Şems 91/7–10. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.
- İmam Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Murâkabe ve Muhasebe bölümü.
- ÖSYM, 2020 TYT Türkçe, 56. soru; 2020 TYT Türkçe, 48. soru olarak belirtilen metinler