Daha iyi yaşamak, daha çok şeye sahip olmak değildir; insanın parasını, zamanını, bedenini ve zihnini daha bilinçli kullanmasıdır.

“Hayatınızı gerçekten değiştiren şeyler sessizdir.” Maaş arttıysa, prim aldıysan, beklenmedik bir para geldiyse; önce gelecekteki kendine ödeme yap, sonra harca. Paran arttığında yaşam standardını değil, yaşam kaliteni artır. Çünkü yaşam standardı çoğu zaman başkalarının gördüğü şeylerle ilgilidir. Yaşam kalitesi ise senin her gün hissettiğin şeylerle…

🌹 “Onlar, harcadıkları zaman ne israf ederler ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”
Furkan Suresi, 67. ayet

Kur’an’ın burada işaret ettiği denge, modern insanın tüketim anlayışı açısından da üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir ölçüdür. Sahip olmak değil, sahip olduklarımızı doğru kullanabilmek önemlidir.

HAYATI DEĞİŞTİREN 6 TEMEL YATIRIM

Hayatını sessizce ama kökten değiştiren şeyler; uyku, çalışma ortamı, sağlık, eğitim, zaman kazandıran araçlar ve deneyimlerdir. Bunlar gösteriş için değilse, hayatı kolaylaştıran uzun vadeli yatırımlara dönüşebilir.

  1. Uyku Kalitesi: İlk yatırımı yatağa yapın. İyi bir yatak, iyi bir yastık, iyi bir yorgan, karartma perde, sessiz bir oda… Çünkü hayatınızın yaklaşık üçte birini burada geçiriyorsunuz.

🌹 “Uykunuzu bir dinlenme yaptık.”
Nebe Suresi, 9. ayet

Uyku yalnızca günün sonunda verilen bir ara değildir. Bedenin ve zihnin yeniden toparlandığı bir nimettir.

  1. Çalışma Ortamı: İkinci yatırım; masa, sandalye, aydınlatma, bilgisayar, ekran, klavye… Her gün kullandığınız şeylere yapılmalı. Çünkü bunlar her gün zaman kazandırır.
  2. Sağlık: Spor, uygun ayakkabı, düzenli sağlık kontrolleri, iyi beslenme… Bunlar lüks değildir; insanın kendisine ve geleceğine yaptığı yatırımlardır.

🌹 “Yiyin, için; fakat israf etmeyin.”
A‘râf Suresi, 31. ayet

Beden bize sınırsız kullanabileceğimiz bir araç değil, özen göstermemiz gereken bir emanettir. Sağlıklı yaşamak da bu emanete gösterilen ihtimamın bir parçası olarak düşünülebilir.

  1. Eğitim: Kurslar, kitaplar, yeni beceriler, yabancı dil, kendini geliştirme… İnsanın öğrendiği bilgi yalnızca gelirini değil, dünyayı görme biçimini de değiştirebilir.

🌹 “Rabbim, ilmimi artır, de.”
Tâhâ Suresi, 114. ayet

İnsan için öğrenmenin bir sonu yoktur. Yaşımız kaç olursa olsun, zihnimizi yeni bilgilere açık tutmak aynı zamanda canlı kalmanın yollarından biridir.

  1. Zaman Kazandıran Şeyler: İyi bir kahve makinesi, bulaşık makinesi, robot süpürge veya işi hızlandıran araçlar… Bunlar gösterişli değildir. Fakat her gün birkaç dakika kazandırır; yıllar içinde bu dakikalar saatlere dönüşür.

🌹 “Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir…”
Asr Suresi, 1-2. ayetler

Belki de insanın en büyük sermayesi paradır diye düşünüyoruz. Oysa kaybettiğimiz para yeniden kazanılabilir; kaybettiğimiz zaman geri getirilemez.

  1. Deneyimler: Eşyadan çok anlamlı deneyimlere de yatırım yapılmalıdır. Seyahat, yeni insanlar tanımak, doğa yürüyüşü, kurslar, yeni yerler görmek… Eşyalar eskiyebilir fakat yaşadığımız güzel tecrübelerin izi yıllarca bizimle kalabilir.

🌹 “De ki: Yeryüzünde gezin de yaratılışın nasıl başladığına bakın…”
Ankebût Suresi, 20. ayet

Gezmek yalnızca yer değiştirmek değildir. Bazen görmek, düşünmek, öğrenmek ve insanın kendi dünyasının dışına çıkabilmesidir.

BEDEN ALGISI VE DOĞANIN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ

Sosyal medya sürekli “değiş” derken, doğa insana başka bir şey hatırlatır: Sen yalnızca dış görünüşünden ibaret değilsin.

Psikiyatrist ve nörobilimci Dr. Jud Brewer’ın aktardığı geniş kapsamlı bir araştırmada, doğayla temas ile insanların beden algıları arasındaki ilişkiye dikkat çekiliyor.

Doğa seni değerlendirmez. Bir dağ kilonu umursamaz. Bir orman yüzündeki kırışıklıkları fark etmez. Bir göl saçının nasıl olduğunu önemsemez. Bir kuş üzerindeki markayı bilmez. Doğa seni yargılamaz.

Şehirde ise sürekli karşılaştırılıyoruz: sosyal medyada, reklamlarda, vitrinlerde ve insanlar arasında… Doğaya çıktığımızda dikkatimiz “Ben nasıl görünüyorum?” sorusundan uzaklaşıp “Şu gökyüzü ne güzel, şu ağaç ne kadar büyük, bu kuşun sesi ne kadar farklı…” demeye başlıyor.

🌹 “Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde akıl sahipleri için deliller vardır.”
Âl-i İmrân Suresi, 190. ayet

Kur’an insanı tabiata yalnızca bakmaya değil, görmeye ve düşünmeye davet eder.

Büyük bir dağın önünde durduğunda, denizi izlediğinde, gökyüzüne baktığında insan kendisinin evrendeki yerini yeniden hissediyor. Ego küçülüyor; büyüttüğümüz bazı meseleler de küçülmeye başlıyor.

Belki de tabiatın insana söylediği en güzel şey şudur: Kendini dünyanın merkezi sanma; fakat kendini değersiz de görme. Sen de bu büyük yaratılışın bir parçasısın.

GENÇLERİN YAŞLILIK HAKKINDA BİLMEDİĞİ SIR

70 yaşındaki biri aynaya yaşlı bakabilir ama içinde hâlâ yıllar önceki kişiyi hissedebilir. Yaşlanmak bedenimizi değiştirirken merakımız, sevgimiz, heyecanımız ve hatıralarımız bizimle yaşamaya devam eder.

Yazar Carol Offen, yaşlanmanın psikolojik yönüne dikkat çekiyor. İnsan yaşlanıyor ama çoğu zaman kendisini “yaşlı” hissetmiyor. Aynaya bakmadığı sürece zihninde kendisini yıllar önceki hâline çok daha yakın hissedebiliyor.

Kimse bir sabah kalkıp “Bugün yaşlandım” demiyor. Yaşlanma sessiz ilerliyor. İnsan bunu merdiven çıkarken, gözlük kullanmaya başlayınca, çocuklarının büyüdüğünü veya torunlarının dünyaya geldiğini görünce fark ediyor.

Kur’an ise yaşlanmayı insanın üzerinde düşünmesi gereken yaratılış yolculuğunun bir safhası olarak önümüze koyuyor:

🌹 “Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılışta tersine çeviririz. Hâlâ akıllarını kullanmayacaklar mı?”
Yâsîn Suresi, 68. ayet

Aynadaki yüz değişir. Saçlar beyazlar. Beden eskisi kadar hızlı hareket etmeyebilir. Fakat insanın hayat boyunca biriktirdiği tecrübe, sevgi, merhamet ve hikmet de artabilir.

🌹 SONUÇ: ASIL YATIRIM NEREYE?

Bütün bunlardan geriye çok temel bir soru kalıyor:

Biz hayatımız boyunca neye yatırım yapıyoruz?

Eşyamıza mı, kendimize mi?
Görüntümüze mi, karakterimize mı?
Başkalarının bizi nasıl gördüğüne mi, Rabbimizin bize verdiği ömrü nasıl değerlendirdiğimize mi?

Para değerlidir ama amaç değildir. Beden değerlidir ama ebedî değildir. Gençlik güzeldir ama kalıcı değildir. Eşyalar gereklidir ama bizimle gelmeyecektir. Zaman ise sessizce akıp gitmektedir.

🌹 “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara; dünyadan da nasibini unutma…”
Kasas Suresi, 77. ayet

Belki de bütün yazının manevi özeti bu ayette saklıdır: Dünyadan kaçma ama dünyaya da kapılma. Sahip ol ama sahip olduklarının sana sahip olmasına izin verme. Bedenine bak ama yalnızca bedeninden ibaret olduğunu sanma. Öğren, gez, gör, çalış, dinlen, üret ve paylaş; fakat bütün bunların sana verilen ömrün parçaları olduğunu unutma.

Çünkü insanın gerçek zenginliği, ne kadar çok şeye sahip olduğuyla değil; kendisine verilenleri ne kadar anlamlı, ölçülü ve hayırlı kullandığıyla ortaya çıkar.

🌿 Hayatı daha iyi yaşamanın belki de en sessiz sırrı şudur: Daha fazlasını istemeden önce, bize verilmiş olanların kıymetini fark etmek.

Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website