Yazan: Fahri Sarrafoğlu

Çok sevdiğim bir komşumuz var, tekstilci Osman Ağabeyimiz. Güzel pantolonlar ve gömlekler üretir, sağolsun, zaman zaman da bunları öğrenci kardeşlerimize verilmek üzere hediye eder. Efendim, geçtiğimiz günlerde de Hüdayi Vakfı adnına yurtdışına kurban görevlisi olarak gidecek öğrencilerimiz için gömlek ve pantolon hediye gönderdi. Ben de öğrencilere ulaştırmak  üzere verilen bu gömlekleri dağıtırken güleç yüzlü, yaşlı bir amcamız geldi. “Bana da gömlek verin, bana da gömlek verin” diye tutturdu. Saf ve temiz kalpli mahallemizde bilinen bir amcamızdı. Kendi halinde, kendi kendine konuşan, meczubane ama kimseye en ufak bir zararı olmayan biriydi. Mahallenin Neşet Amca’sıydı. Oldukça şaşırdım, çünkü Neşet Amcamız böyle bir şey yapmaz, bana da gömlek verin, ben de giyeceğim demezdi. Dedim ya, gayet sessiz, evden camiye, camiden eve gelen, zaman zaman sokakta kedilere ekmek, su veren biriydi. Hatta sabahları erkenden kalkıp, temizlikçiler gelmeden sokağın çöplerini alan bir amcamızdı.
Şaşırarak ona da gömlekleri uzattım ve ” al amcam istediğini” dedim. Elini poşete attı, bir gömlek aldı. Onu güzelce çırptı, sonra üfürdü, bir daha çırptı, tekrar üfürdü; sanki üzerinde toz varmış gibi. Sonra gidip bir eski gazete buldu, onu gazeteye böyle kat kat sardı. Hani şu mağazaların yaptığı ambalaj şekli var ya aynı onun gibi. Sonra gazeteye sardığı gömleği bir poşete koydu. Eline aldı, teşekkür ederek gitti.  Aa dedim, her halde kendisine almadı, başkasına verecek.
Ertesi gün sabah namazı için Balipaşa Camiindeyiz. Bir de baktım Neşet Amcamız elinde dünkü gömlek poşeti ile geldi, namaza durdu. Namazını kıldı ve gitti. Öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazında da aynı poşetle geldi. Açıkçası şaşırdım, ilk aklıma gelen herhalde vereceği kimseyi bulamadı da onu arıyor, onun için her vakitte yanında getiriyor dedim. Yatsıyı kılınca tam çıkarken yanına gittim ve sordum:
“Neşet Amca, gömleği verecek kimseyi bulamadın mı, hala yanında taşıyorsun” dedim.
Neşet Amca, bana döndü ve “Yooo o gömlek benim, senden istedim ya onu ben giyeceğim, o benim gömleğim” dedi. Ve gitti. Allah Allah iyice şaşırdım şimdi. Nasıl olur ya ! Madem aldın, niye giymiyorsun, niye yanında taşıyorsun, değil mi? Ertesi gün sabah namazına erkenden geldim. Baktım Neşet Amcamız benden önce gelmiş ve elinde yine gömlek poşeti. Namazı bitirdim ve merakla yanına sokuldum. Bunun bir hikmeti olmalıydı. “Neşet amca, bu gömleği giymiyorsun, güzelce paketledin, iki gündür yanında taşıyorsun, bunun bir hikmeti var, ne olur söyle” dedim. Gülerek bakın şunları söyledi:
“Evladım, bunu bilerek yaptım. Ve bu soruyu sen sorduğun için sadece sana anlatabilirim. İnsanlar da böyle işte… Allah insanlara bir akıl vermiş, beden vermiş ve kendisinden ruh da vermiş. Ama biz insanlar ne yapmışız? Ne aklımızı,  ne de bedenimizi Allah için, Allah’ın dediği ilahi yasalara uygun şekilde kullanmamışız. Onu övünme ile moda ile aferinlerle, gereksiz şekilde ambalajlayarak kullanmadan hamallığını yapmaya başlamışız. Tıpkı benim senden aldığım gömleği giymemem gibi. Kaç gündür kirli ve lekeli gömlek üzerimde değil mi?  Hiç bu şekilde camiye gelinir mi? Üstelik elimde yeni, temiz bir  gömlek varken. İşte İnsanoğlu da böyle Allah onlara akıl, zekâ vermişken bunları kullanmıyor, kullanmadığı gibi kendisi gibi aklını kullanmayan başka insandan AKIL İSTİYOR.  ALLAH BİZE DİYOR Kİ: ” AKLINIZI KULLANIN… AKLINIZI KULLANIN… AKLINIZI KULLANIN.”  Ama biz sadece aklımızla övünmekle meşgulüz.“
Kısaca:  Allah CC. Hicr Suresi 29. Ayette: “’Onu güzelce düzenleyip insan şekline koyduğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman, karşısında secdeye kapanın.’ Evet, insan böyle güzel donanımlıdır. Çünkü onu donatan Rabbimizdir. Tin Suresi 4. ayette  “Andolsun ki biz insanı en güzel biçimde (ahsen-i takvîm) yarattık” denilmektedir. O zaman, bize düşen nedir: “aklımızı kullanmak. Aklımıza esir etmek, ya da kiraya vermek değil.” İsra suresi 70. ayette “İnsanları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.” ifadesi var. Üstün olan insan, bazen  kendisinden beklenmeyecek öyle  küçük işler yapıyor ki, cinlerden medet ummak gibi, fala inanmak gibi. Ya da bir sürü hurafeler…
Son alarak Bakara suresi 269. Ayetle sözümüzü bitirelim: “Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise pek çok hayır verilmiş demektir. Ve bunu ancak üstün akıllılar anlar.”

2 thoughts on “Bana gömlek hediye edildi

  1. Güzel paylaşımlarımızda enerjimizi, iyilik ve güzelliklere olan isteğimizi arttırıyorsunuz, vesile oluyorsunuz. Mevlamız (cc) sizden, büyüklerinizden, hocalarınızdan ve anne-baba, geçmişlerinizden razı olsun. Muhabbetle, bereketle, enerjiyle kalınız .

    • Teşekkür ederiz kaliteli, öğüt verici ve kuran ışığından hatırlatan kıymetli sözler için

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website