Bakırdan yapılan bu plağın adı Golden Record, yani Altın Plak’tı. GOLDEN RECORD
Fahri Sarrafoğlu (İstanbul Seyyahı)
1977’de uzaya gönderilen Voyager 1 ve Voyager 2’nin her birine, insanlığın kendisini anlatmak için hazırladığı altın kaplamalı bir plak yerleştirildi. Bakırdan yapılan bu plağın adı Golden Record, yani Altın Plak’tı.
Plağın üzerinde Dünya’nın sesleri, farklı kültürlerden müzikler, 55 dilde selam ve analog biçimde kaydedilmiş 115 görüntü bulunuyordu. Bu plak, bir gün mutlaka başka bir uygarlık tarafından bulunacağı düşüncesiyle hazırlanmadı. Olası bir karşılaşma ihtimaline seslenirken, aynı zamanda insanlığın kendi dünyasını anlatan bir zaman kapsülü niteliği taşıyordu. NASA Science
Bunu denize bırakılan bir şişeye benzetebiliriz. Şişenin içine bir mektup koyar, onu kimin bulacağını bilmeden suya bırakırız. Golden Record’da şişenin yerini Voyager, mektubun yerini ise insanlığın sesleri, müzikleri ve görüntüleri alıyor.
Fakat bu hikâyenin asıl sorusu şu: İnsanlık kendisini nasıl anlatmak istedi?
BİR PLAĞA DÜNYA SIĞAR MI?
Golden Record’da yalnızca müzik yok. Rüzgâr, gök gürültüsü, deniz, kuşlar, balinalar ve başka canlıların sesleri de kaydedildi. Müzik seçkisinde farklı dönem ve kültürlerden eserler yer aldı; klasik müziğin yanında Chuck Berry’nin rock’n roll’u da plakta kendine yer buldu. Yaklaşık 90 dakikalık bu seçki, insanlığın müzikle kurduğu çeşitliliği yansıtıyordu. NASA Science
Dünya’yı hiç görmemiş birine yalnızca 115 görüntü gösterebilseydiniz ne seçerdiniz? Bir bebeği mi, bir aileyi mi, denizi mi, ormanı mı, bir şehri mi? Plağı hazırlayanlar da bu zor soruyla karşılaştı. İnsan bedeninden doğaya, gündelik hayattan bilimsel görüntülere uzanan bir seçki oluşturdular.
Bu seçki, insanın kendisini anlatırken neyi önemli gördüğünü de düşündürüyor. Bir medeniyetin geride bıraktığı iz yalnızca yaptığı makinelerden ibaret değildir. Dili, müziği, tabiatla kurduğu ilişki ve insanlara nasıl davrandığı da bu izlerin parçasıdır. Bunlar, plakta yer alan içeriklerden çıkarılabilecek düşünceler; doğrudan plağın teknik özellikleri değil.
Kur’an, insanların farklı halklara ve topluluklara ayrılmasını birbirlerini tanımaları için bir imkân olarak anlatır (Hucurât, 49/13). Dillerin ve renklerin farklı oluşuna da Allah’ın varlığının işaretleri arasında yer verir (Rûm, 30/22). Golden Record’daki çok dilli selamlar, bu farklılığı hatırlatan bir insanlık buluşması olarak düşünülebilir. Hucurât Sûresi
UZAYA GÖNDERİLEN 55 SELAM
Plağın en sıcak bölümlerinden biri, 55 dilde kaydedilen selamlardır. Bu selamlar, yalnızca başka bir uygarlığın sözleri hemen anlamasını sağlamak için hazırlanmadı. Plağı hazırlayanlar, farklı halkların kendi dillerindeki seslerini aynı kayıtta buluşturmayı da amaçladı. NASA’nın aktardığına göre selamlar, insanlığın farklı topluluklardan oluşan ortak sesini yansıtıyordu. NASA Science
Birbirimizi anlamak için önce birbirimizin varlığını kabul etmemiz gerekir. İnsan, kendi dilini ve düşüncesini dünyanın tek ölçüsü saydığında iletişim kurmakta zorlanır. Oysa başka birinin sesine kulak vermek, insan olmanın temel imkânlarından biridir.
Golden Record’un selamları milyarlarca kilometre uzağa gönderilmiş olsa da bugün bize de sesleniyor: Birbirimizi tanımaya ve anlamaya ne kadar gayret ediyoruz?
BİLMEDİĞİMİZ BİR DİLDE NASIL ANLATIRIZ?
Plağı bir gün bulabilecek uygarlıkların bizim kullandığımız bir çalma aygıtına, saat sistemine veya ölçü birimlerine sahip olacağını varsaymak mümkün değildi. Bu yüzden plağın koruyucu kapağına, nasıl çalınacağını ve üzerindeki görüntülerin nasıl oluşturulacağını anlatmaya çalışan sembolik çizimler kazındı.
Kapağın çizimleri arasında, plağın bir turunu 3,6 saniyede tamamlaması gerektiğini gösteren ikili sayılar da bulunuyor. Süre, hidrojen atomının temel geçişine dayanan bir zaman ölçüsüyle ifade edilmiş. NASA’ya göre görüntüler plağa analog biçimde kaydedilmiş; kapaktaki çizimler, bu sinyallerden görüntülerin nasıl oluşturulabileceğini açıklıyor. NASA Science
Burada teknik bir çözümün ötesinde güzel bir düşünce var: İletişim kurmak isteyen kişi, karşısındakinin bilmediklerini de hesaba katar. Kendimizi anlatmak kadar, anlaşılabilecek bir dil aramak da önemlidir.
DÜNYA’NIN ADRESİ VE ZAMANIN İZİ
Plağın kapağındaki pulsar haritası, Güneş Sistemi’nin düzenli sinyaller yayan 14 pulsara göre konumunu göstermeye çalışır. Başka bir çizim, hidrojen atomunun iki temel durumu arasındaki geçişi ortak bir zaman ölçüsü olarak kullanır.
Kapağa elektrokaplama yöntemiyle yerleştirilen uranyum-238 ise radyoaktif bozunma özelliği sayesinde zamanın izini taşıyor. Teorik olarak bu iz incelenerek uranyumun uzay aracına yerleştirilmesinden bu yana geçen süre hesaplanabilir. Bu bilgi, fırlatılış dönemini belirlemeye yardımcı olacak bir kontrol işareti olarak düşünülmüştür. NASA Science
Bunlar, insan aklının evrendeki düzeni anlamak için geliştirdiği yöntemlerdir. Kur’an’da “Güneş ve Ay bir hesaba bağlı (olarak hareket ederler)” buyrulur (Rahmân, 55/5). Bu ayeti teknik bir şemanın açıklaması gibi değil, evrendeki ölçü ve düzen üzerine düşünmeye açılan bir pencere olarak görmek gerekir. Rahmân Sûresi
ASIL MESELE: NASIL BİR İZ BIRAKIYORUZ?
Golden Record belki hiçbir zaman bulunmayacak. Bulunsa bile içindekilerin tamamının anlaşılacağının garantisi yok. Yine de bu plak, insanlığın kendisini anlatma ve ardında bir iz bırakma arzusunu gösteriyor.
Aslında hepimiz her gün kendi kaydımızı oluşturuyoruz. Söylediğimiz sözler, yaptığımız iyilikler, kırdığımız gönüller ve başkalarının hayatında bıraktığımız izler… Bunlar yalnızca geleceğe değil, birlikte yaşadığımız insanlara da ulaşan mesajlarımızdır.
Bu yüzden Golden Record’a bakarken yalnızca “İnsanlık uzaya ne gönderdi?” diye sormayalım. Kendimize de soralım: Ben çevreme nasıl bir mesaj veriyorum? Ardımda hangi izi bırakıyorum?
Kur’an, insanın yaptıklarının karşılığını göreceğini bildirir: “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.” (Zilzâl, 99/7–8). Belki de insanın en kalıcı kaydı, uzayda yol alan bir plak değil; hayatı boyunca yaptığı iyilikler ve taşıdığı sorumluluktur. Diyanet İşleri Başkanlığı
Golden Record, insanlığın evrene bıraktığı mesajı gösteriyor. Manevi yönden ise daha derin bir soru soruyor: Biz, yaşadığımız dünyaya ve birbirimize nasıl bir mesaj bırakıyoruz?
Kaynaklar: NASA, Golden Record Contents; NASA, Golden Record Greetings; NASA, Golden Record Cover; Carl Sagan ve arkadaşları, Murmurs of Earth (1978).




