Kaynayan tenceredeki nohutları hiç izlediniz mi? Fıkır fıkır kaynayıp sürekli üste çıkmaya çalışırlar. Bizim egomuz da biraz böyledir aslında. Hep en önde olmak, fark edilmek, takdir toplamak ister. İçimizden bir ses sürekli “Sen herkesten daha iyisin, en doğrusunu sen bilirsin” diye fısıldayıp durur. O sese kendimizi kaptırdık mı, kendi hatalarımızı göremez hale geliriz. 🌹

Ego, aslında içi boş bir nohut gibidir. Vesvese ile seni meşgul eder, varmış gibi görünür, kendine kıymet biçer. Tıpkı kaynayan sudaki boş nohutlar gibi… İki satır bilgi öğrenince, birkaç övgü alınca ya da ufak bir başarı yakalayınca hemen kendimizi dev aynasında görmeye başlarız. Oysa çok konuşmak insanı bilgili yapmadığı gibi, övülmek de olgunlaştırmaz. Asıl olgunluk; “Burada ben hatalıyım” diyebilmek, karşıdakini gerçekten dinlemek ve kendimizi geliştirmeye devam etmektir. 🌷

Lokmân Suresi’nde Rabbimiz tam da bu durumu hatırlatır: “Küçümseyerek surat burkup insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, kendini beğenen ve övünüp duran hiçbir kimseyi sevmez.” (Lokmân, 31/18) Yine Necm Suresi’nde şöyle buyrulur: “Kendinizi temize çıkarmayın! Kimin takva sahibi olduğunu (günahlardan sakındığını) en iyi bilen O’dur.” (Necm, 53/32) 🌸

Kendi değerimizi bilelim tabii, ama kendimizi asla kimseden üstün görmeyelim. “Ben artık oldum, her şeyi çözdüm” demek yerine, “Acaba daha neleri düzeltmeliyim?” diye sorabilelim. İsrâ Suresi’ndeki şu ölçü kulağımıza küpe olsun: “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne de boyca dağlara ulaşabilirsin.” (İsrâ, 17/37) 🌺

Kendimizi iyilikle besleyip nefsimizi terbiye edebilmemiz dileğiyle, gönlünüz huzurla dolsun. 🌸🌷🌹

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website