Pir-i Sani Mustafa Çerkeşi Hazretleri 🌹🌹
Dünya malını sevmez biriktirmezdi.
Dünya malına kıymet vermezdi hep dağıtırdı.
Dünyaya ehemmiyet vermez Ahiret için çalışırdı.
Kul Allahu tealanin sevgisini Allah u tealanin sevmediklerine düşmanlık ederek kazanır.
Allahu tealanın sevmedikleri ise Allah u tealadan uzaklaştırdıkları her şeydir
Tasavvuf Güzel Ahlaktır.🌹
1.  HAK İLE BERABER OLMAKTIR.
Yani Allah in emirlerine uymak bu hususta gösterişten uzak durmaktır.
2.HALK ÎLE BERABER OLMAKTIR🌹
Buda büyüklere karşı saygı ve edep , küçüklere karşı şefkatli , emsallere karşı insaflı ve adil davranmaktır.
3.NEFSINE SAHİP OLMAKTIR 🌹
Buda nefsin boş isteklerine heva ve heveslerine şeytana uymamakla olur.
Kul ne ile Muhabbete Nail olur diye sorulunca
Allah u tealinin evliyasına dost olmak
Düşmanına düşman olmakla olunur.
Bütün işleri neticesi  sıhhatli ve faydalı olması için iki şart vardır.
Sabır
İhlas
İrade nefsin arzularına muhalefet edip onun Allah in emirlerine yöneltmek ve kendisi için Allah in takdir ettiklerine razı olmaktır🌹

Teşekkür ederiz  Yıldız  Öztürk ve Yasemin Karaduman yazının hazırlanmasına destekleri için.
Fotoğraflar için  Ender Dur Bey’e teşekkür ederiz. 

 

Şeyh Hazretlerinin Halvetiyye Tarikatının Şa’baniyye kolu ikinci piri ve müceddidi olmasıyla gerçekleşmiştir.
Safranbolu’ya bağlı büyükçede Halveti-Şabani şeyhlerinden Şeyh Mehmed Efendi’ye intisap etmiş ve ondan hilafet almıştır.
Şeh’yi ona “senin kabiliyetin fazladır Sen Zora’lı Mehmet efendiye gitmelisin”
Mustafa Efendi’nin müritliğe ve tarikatına girişini kabul ederek Halfeti yoluna intisabından sonra uzun müddet mürşidi Mehmet zoravi hazretlerine hizmette kalan Çerkeşli Mustafa Efendi olağanüstü cehed, gayret ve mihnetlerle manevi tekbilini ikmal ederek mürşidince halifetle, irşadla vazifelendirilerek mana erenleri arasındaki yerini almıştır. Halveti yolunda Şaban-ı Veli Hazretlerinden sonra velayette engin bir mertemeye erişen Mustafa Çerkeşi Hazretleri, Halveti yolunda “Pir-i sani” manevi mertebesine ulaşmıştır. Kendisinden pek çok manevi haller ve kerametler zuhura gelen Çerkeşi Hazretleri, Mehmet Zoravi Hazretlerinin en kamil Halifesidir.
Risale Fi Tahkiki’t t-tasavvuf Risalesinden
Çerkeşî Mustafa Efendi bu risâlede tasavvuf tarihi açısından dikkate değer önemli tespitlerde bulunur. Ona göre tarikat mensuplarının ulaşmaya çalıştıkları tasavvuf yolu fiil,sıfat ve zât tecellileri(tecelli-i ef’âl, tecelli-i sıfât,tecelli-i zât ) olarak tanımlanan üç halden ibarettir.Bu üç tecelliye mazhar olanlar zâhiren üç bâtıl fıkra mensuplarına (Cebriye,Hulûliyye, İttihâdiyye) benzerler.Fiil tecellileri sahipleri Cebriye,sıfat ve zât tecellileri sahipleri ise Hulûliyye ve ittihâdiyye mensuplarına benzetilebilirler.Ancak bu üç halin kendilerinde tecelli ettiği sûfilerin cebir,hulûl ve ittihad fikirleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Sûfileri bu bâtıl fırka mensuplarından ayırt etmenin temel ölçüsü şeriat-ı Muhammediyye’dir.
Şeriattan ayrılmamak şartıyla yukarıdaki üç hâl ve makamın kendisi üzerindeki tecellilerinden bahseden sûfinin sözleri ilâhi sır ve hikmetlerden ibarettir; ondan zuhur eden olağanüstü hâller ise kerâmettir. Ancak kerâmet göstermek Allah, peygamber ve mürşid katında makbul değildir; çünkü edebe aykırıdır. Şeriata aykırı en ufak bir harekette bulunan sûfi sapıktır;sözleri ilhâd, İfsat,ondan zuhur eden hâller sihir ve istidrâc

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website